Nebukadnessar'ın Kudüs'ü ele geçirdiği ve yaktığı yıl MÖ 587'ydi. Bu tarih İsrail-Yahuda halkının kaderinde başka bir dönüm noktasıdır. Kudüs yıkıldı, halk ya esir olarak Babil'e ya da mülteci olarak Mısır'a sürgün edildi, Mabet yok edildi, Ahit Sandığı kayboldu (ki bu, bugüne dek çözülmemiş bir gizemdir), dört yüz yıllık kraliyet ailesi tahtından indirildi ve dinleri belki de şimdiye kadar maruz kaldığı en büyük tehditlerden biriyle karşı karşıya geldi.
Yazar, Harun neslinden gelen bir kâhin ya da en azından Harun neslinden gelen kâhinlerin çıkarlarını temsil eden biriydi. Bu nedenle yazarın erkek olması olasıdır. Yahudalı, hatta daha kesin olarak söylemek gerekirse Kudüslüydü. Yazar Kudüs'teki kâhinlik uygulamalarını tam olarak biliyor ve metinlere ulaşabiliyordu; çünkü Kâhinler metninde kurban uygulamaları, buhur yakılması, kâhin giysileri, Mişkan ve Mişkan'ın eşyalarıyla ilgili ayrıntılı tasvirler bulunmaktadır. Yazar, Kudüs'ün Kildanilerin eline geçtiği MÖ. 587 yılından önce yaşamış ve yazmıştı.
Ergenekon'da toplam 15 iddianame var. Bizimki henüz hazırlanmadı.
Okumaya başladığım, 86 sanıklı birinci Ergenekon davasının iddianamesi 2455 sayfa; 56 sanıklı ikinci iddianame 1909 sayfa: ve 52 sanklı üçüncü iddianame 1454 sayfaydı. Sanırım bu bile bir dünya rekoru! Niye bu kadar hacimli acaba? Böyle bir hukuki metin olabilir mi? Ne bulunduysa iddianameye konulmuş sanki. Bakınız, 10 yıllık DP iktidarını yargılayan, (ki sanik sayısı 400'ün üstündeydi) Yassıada iddianamesi sadece 312 sayfaydı. 12 Evlül 1980 darbesinden sonra açılan, 587 kişinin yargılandığı MHP iddianamesi 975 sayfaydı. MSP iddianamesi ise 200 say-
faydı. Ergenekon iddianamesinin bu derece hacimli olmasının anlamı neydi; "ne derin bir örgüt ki sayfalara sığmıyor"
mesajı mı vermek? Ya da işin içinden çikılmasını istenmemesi mi?
Sahi neden binlerce sayfa? Amerika Birleşik Devletleri' ndeki JFK suikastını araştıran Warren Raporu 26 ciltti ve içinde hiçbir şey olmadığı sonra ortaya çıktı!