Beyza Saraç

5/10
·480 syf.··
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2020 13:26
Kitabı düşünmeden aldım. Nasıl olsa tavsiye eden kişi bu kitabı benden önce okumuş, benim yerime düşünmüş, beğenmiş ve bana tavsiye etmiş. Hal böyle olunca "işin ehli biri" diye düşünerek, düşünmeden aldım kitabı. Çünkü güvenilir biriydi. Gene düşünmeden ve hiç araştırma yapmadan başladım okumaya. Sayfaları çevirdikçe düşünmememin cezasını çektim. Ve bitirdikten sonra düşünmek için fazlasıyla zamanım oldu. Kitap, Emine'nin kızı Rabia'nın başından geçenleri anlatıyor. Müsadenizle biraz ayrıntıya girmek istiyorum. Rabia'nın dedesi imam, torununu en güzel şekilde İslam'a uygun yetiştirmek istiyor. Rabia'nın ezber gücünün sağlam olduğunu keşfedince ona hafızlık eğitimi veriyor. Eğitim vermediği süreçte de İslam hakkında bilgiler verip sohbetler yapıyor. Baskıcı bir tutumu var. Benim anlam vermedigim noktaya gelecek olursak, Rabia o zamanlar 6-7 yaşında dedesi cennet ve cehennemi anlatıyor, iyi güzel ama bunu yaparken cehenneme daha çok ağırlık veriyor. Oradaki azaplardan ve günahkârlardan bahsetikçe çocuk orayı daha çok merak ediyor. Orası daha cazip geliyor sanki. Kulağı oraya daha aşina. Hatta babasının oraya gideceğine kesin kanaat getirmiş. Merak etsede ordan çok korkuyor. Cennete gelecek olursak, orayı hiç cazip bulmuyor. Hakkında fazla bir şey bilmiyor. Ve orayı düşündükçe aklına dedesi gibi yaşlı kocaman kavukları, ellerinde tesbih olan amcalar ve ilahi söyleyen kadınlar, iki ağacın ortasından geçen ırmak geliyor. Yani cehennemden ne kadar korkarsa cenneti de o kadar sıkıcı buluyor. (Sf: 25-26) Hal böyle olup dede de imam olunca küçücük çocuğa bunları böyle anlatmak ne kadar doğru bilemedim (!)? Herkesin de bildiği gibi o yaşlardaki çocuklar düşünmez. Sizin ağzınızdan çıkan her şeyi doğru kabul edip o şekilde hareket ederler. Binaenaleyh onlara kendi inandığınız
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma
Beyza Saraç
Bence tek bu degil vehbi dedenin elinden opmesi tasavvuf ehli gibi gosterilip iste cok rahat olmasi rakibin oz amcasi olmadigi halde penbe 3un ayni evde kalmasi ve bazen soyledigi sarkilari gazelleri karisik yerlerde erkeklerinde oldugu yerde okuyor hissi vermesi kader ve kazayi ugursuz bir el tarafindan yasatiliyor olmasi gibi cumle kullaniyor biz muminler kadere ve kazayada iman ederiz ve daha cok sey var...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
Beyza Saraç
Okurken ayni seyleri dusundumm sizlerle ama boyle tamda oturmuyordu zihnimde kendimi elestiriyordumm cok elsstirel bakiyorsun felan diye ama yazdiklariniza katiliyorum sayin hocam tesekkur ederiz gercekci bir elestiri yaptığınız için .