Puan vermedi·42 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Değerli arkadaşım Yusuf Deli’nin 6 Şubat depremleri sonrasında yazdığı; korkularımızı, kaygılarımızı, kayıplarımızı, acılarımızı ve hüzünlerimizi anlattığı değerli bir kitap. Kitabın içinde bazı cümleler çarpıcı bir etki hissettiriyor.
Şiir
6 ŞubatYusuf Deli · Kutlu Yayınevi · 20253 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:20
Bir Kutu Kitap Mayıs ayı aboneliğimden çıkan kitaplardan biri oldu. Her ay gelen kitapları incelerken kapak tasarımına bakıp ‘bu kitap güzele benziyor’ veya ‘bu kitap hiç beni sarmayacak gibi’ tarzında yorumlar yaparım kendi kendime. Mayıs ayında bu kitap benim için ‘hiç sarmayacak’ olan kitaptı, lakin şu an inceleme yazıyorum. Beni şaşırttığı için mutluyum. Kitap ilk başta zaman yolculuğunu anlatıyormuş gibi görünse de aslında geçmişe gitmekle değil, kalpte yıllarca taşınan pişmanlıklarla ilgileniyor. Çünkü insan bazen kaybettiği şeyi değil, ona söyleyemediği son cümleyi özlüyor. Kitaptaki karakterler geçmişe döndüklerinde kaderlerini değiştiremeyeceklerini biliyorlar. İçlerinde yine de bir ‘acaba?’ içeren bir umut olsa bile hiçbiri hayatını yeniden yazmaya çalışmıyor. Onların aradığı şey çok daha içten bir şey. Bir teşekkür, bir özür, bir veda ya da yıllardır içlerinde sakladıkları birkaç kelime oluyor. Bu yüzden kitap boyunca en çok hissedilen duygu burukluk oluyor. Çünkü okurken insan kendi hayatında yarım kalmış şeyleri de hatırlıyor. En çok hoşuma giden şeylerden biri kitabın büyük acıları değil küçük eksiklikleri anlatması oldu. Çoğu zaman insanı kıran şey yaşanan felaketler değil, zamanında söylenmeyen sevgi sözcükleri oluyor. Sevdiğimiz insanların hep yanımızda kalacağını düşünerek ertelediğimiz her şey, bir gün içimizde ağır bir yük haline gelebiliyor. Kitap da bunu oldukça sade ama etkili bir şekilde gösteriyor. Yazarın anlatımı çok gösterişli değil. Cümleleri edebi oyunlarla dolu değil. Ama bu yüzden duygular daha doğrudan ulaşıyor. Okurken sürekli gözyaşı döktüren bir hikaye de değil, daha çok insanın içinde yavaş yavaş büyüyen bir sızı bırakıyor. Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun ki aslında hepimiz hayatımızda bir kez olsun geçmişe dönmek istemişiz.
Edebiyat
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025604 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşırı Sürükleyici
9/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
Öncelikle son zamanlarda okuduğum en sürükleyici ve etkileyici kitaplardan biri diyebilirim. Gerçekten okumayı düşünen herkese tereddüt etmeden almasını öneririm. Eylül’ün içinde bulunduğu durumu o kadar net hissettim ki sinirle ordan İnci’yi kovmak istediğimde kedim gelip beni sakinleştirmeye çalıştı sjsjsjsj. Tek bir eleştirim var bunu da uzman gözünden söylemek zorundayım ama spoilerlı. Kitabı bitirmeyenler kalan incelememi okumasın lütfen. SPOİLER Zehranın ortaya çıkışı ve olayların bağlantısı süperdi ama hiçbir psikolog tanı koyamaz, yani hikayenin omurgası olan Zehranın akıl hastanesine yatırılması ne Eylül’ün ne de hocasının yetkisinde olan bir şey. Psikologlar sadece şüphelenip psikiyatriste yönlendirebilirler ve tanıya da tedaviye de psikiyatristler kendi muayeneleriyle karar verir. Psikiyatristler 6 yıl tıp eğitimi alıp üstüne 4 yıl psikiyatri ihtisası yapmış hekimlerdir. Psikologlar ise üniversitede psikoloji okumuş hekim olmayan profesyonellerdir. Hekim olduğum için bu kısım benim gözümde büyük bir mantık hatası oldu ve hikayenin gerçekçiliğini yok etti gözümde. Ama psikolojik kavramlar yerinde ve doğru kullanılmıştı. Bu eleştirim haricinde kitabı çok beğendim. Sonda Eylülün gerçekten psikolojik bir rahatsızlığı mı var yoksa İnci yeni bir oyun mu oynadı yazarımız bize bıraktı diye düşünüyorum. Böyle bi son beni o kadar etkilemedi hatta olmasa da olurdu. Yaşadıklarından dolayı akut stres bozukluğu veya post travmatik stres bozukluğu gelişmesi de çok muhtemel ama kitaptaki psikolojik gerilim gerçekten baş döndürücüydü, çok etkilendim. Sezin Karameşeyi upuuuuuzuuuuun yıllardır takip ediyorum, online ablam gibi. Hatta şuan doktor olmamı düşünürseniz liseden beri demem bu süreyi anlatır. Onu çok seviyorum yazdığı kitaplarla da gurur duydum. Master piece
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202628 okunma
Kitaba dair;
8/10
·456 syf.·
2026 25. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve kendisini bu eserle tanımış olmak güzeldi. Kitap, 6-7 Eylül Olayları’nın nasıl başladığını ve sonuçlarının neler olduğunu Suzan’ın kaleminden kısa ama etkileyici bir şekilde anlatıyor. Hikâyenin büyük bir bölümünün daha önce ziyaret etme fırsatı bulduğum Büyükada’da geçmesi de kitabı daha keyifle okumamı sağladı. Ancak genel olarak gündelik olaylara oldukça uzun sayfalar ayrılırken, 6-7 Eylül gecesine ve sonrasında yaşananlara çok az yer verilmiş olması nedeniyle kitabı biraz eksik bulduğumu söyleyebilirim. Arka kapakta Yorgo ve Suzan’ın büyük aşkından söz edilmesi bende yüksek beklentiler oluşturmuştu. Ne yazık ki bu beklentim tam anlamıyla karşılanmadı. Buna rağmen kitap beni etkiledi. Özellikle gerçek olayların bu kadar açık ve cesur bir şekilde anlatılması, eserin en güçlü yönlerinden biriydi. Yazarın bir röportajında söylediği “Benim yazdığım kitaplar belgesel niteliğindedir.” sözü, kitabı okuduktan sonra daha da anlam kazandı. Bu yönüyle eserin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,705 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 05:22
Herkese Merhaba.... Bu gün sizlere Kimsesizler Coğrafyası kitabı ile geldim. Fazlasıyla etkilendiğim bir okuma gerçekleştirdim. Hem hepimizin derin yarası olan 6 Şubat depreminin bıraktığı enkaza hem de İran-Irak savaşı esnasında insanların yaşadıklarına şahit olmak derinden sarstı beni. Aynı zamanda küçük şeyleri dert sandığımızı ve hayatımızdaki güzel şeylere şükretmeyi unuttuğumuzu da hatırlattı bana. Bazen bir şeylerin kıymetini bilmek için gerçeklerin tokat gibi vurulması gerekiyor suratımıza... Hepinize şiddetle tavsiyemdir.... Gelelim Konusuna; "6 Şubat depreminde kuzeni Ferit'i bulmak için İstanbul'dan Hatay'a giden anlatıcı enkazın başında çaresizce bekleyen bir adam görüp yanına gittiğinde Ali ile tanışır. Karısının ve kızının kurtarılmasını bekleyen Ali onlara bir şey olursa kendi canına kıyacağı için hikayesi yok olup gitmesin diye anlatıcıya anlatmaya karar verir. Aslen Iraklı olan Ali Irak-İran savaşı yıllarında doğmuş, babası aranan biri olduğu için annesi ve kız kardeşiyle hayata tutunmaya çalışmıştır. Bir yılın sonunda babasıyla gizlice görüşüp mutlu olduğu günün sabahında Saddam rejminin askerleri tarafından yakalanıp bütün ailesi gözünün önünde katledilip kendi de yanağından vurulduğunda hayatı alt üst olur. Bir yıl boyunca hastanede kaldıktan sonra peşmergeler tarafından Hane isimli bir kampa götürülen Ali başına geleceklerden habersizdir.... Neler olacak? Ali neler yaşadı? Bu günlere nasıl geldi? Ailesi kurtulacak mı? Anlatıcı kuzenine kavuşacak mı? Öğrenmek isteyenlere keyifli okumalar dilerim..."
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
Simyacı
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:44
Kitaba başlarken hedefim kaybettiğim okuma alışkanlığımı geri kazanmaktı ve bunun için bundan 6 sene önce okuduğum Simyacıyı seçmiştim iyi ki de öyle yapmışım. Hayatımızın belirli döneminde kendi kişisel menkıbemizin ne olduğunu düşünürüz onu fark etttiğimizde önce anlamayız sonra o bize kendini hatırlatacak işaretler gönderir. Benim hayatımın tam bu dönemindeydi işaretleri fark ettiğim ama adım atmadığım şimdi ise ne olursa olsun kendi kişisel menkıbemi gerçekleştirmem gerektiği ve yaşadığım tüm olayların aslında kendi kişisel menkıbemin içerisinde olduğunu farketmemi sağladı. Kitabın başında çoban olan Santiago sonunda yine aynı yere döndü ama bu sefer öğrendikleri ve aşkı vardı. Benim kitapta en etkilendiğim yerlerden biride Fatima ile olan ilk görüşte aşk kısmıydı “Ve aşktı bunun adı , insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı.” “bir gün bu kadının kokusunu bıraktığını ve bu kadının yaşadığını bile bilmeden onu sevmiş olduğunu düşündüm ve bu kadının duyduğu aşk ona dünyanın bütün gizlerini açacaktı” ve benim için en anlamlı alıntı “ başarısızlığa uğramak korkusu şimdiye kadar Büyük Yapıta girişmeme engel oldu on yıl önce başlamam gereken şeye ancak şimdi başlayabiliyorum ama 20 yıl beklemiş olduğum için de mutluyum” “Düşüşüzü gerçekleştir emememmizin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri iyice öğrenmemmizi ister ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız Vahanın palmiyeleri Ufukta görülmüşken susuzluktan ölmek” ve kitabın son sözlerinde en etkilendiğim ve son alıntı da “gerçekte kendi kişisel menkıbesi yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir.”hayatın bize sunduğu işaretleri
Alıntı
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma