Reddedilemez 21 Liderlik Yasası
7/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 07:10
John C. Maxeell'in kaleme almış olduğu ve deneyimlerinden elde etmiş olduğu LİDERLİK YASALARI - Reddedilemez 21 Liderlik Yasası bir başucu kitabı olacak kapasitededir. 1. Geniş Ufuk Yasası 2. Etkileme Yasası 3. Süreç Yasası 4. Denizcilik Yasası 5. Dinletebilme Yasası 6. Sağlam Zemin Yasası 7. Saygı Yasası 8. Sezgi Yasası 9. Çekim Gücü Yasası 10. Bağlantı Yasası 11. İç Çember Yasası 12. Yetki Verme Yasası 13. Yeniden Üretim Yasası 14. Ortaklık Yasası 15. Zafer Yasası 16. Büyük An Yasası 17. Öncelikler Yasası 18. Özveri Yasası 19. Zamanlama Yasası 20. Büyük Gelişim Yasası 21. Miras Yasası İş hayatınızda ve özel yaşantınızda uygulanabilirliği açısından verim sağlayacak yasalardan oluşmaktadır.
Liderlik YasalarıJohn C. Maxwell · Beyaz Yayınları · 2013129 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
#ki̇tapyorumu #kimsesizlercoğrafyası Hem bir yıkımın hem de bir varoluş hikayesinin aynı kitapta buluşturmuş yazarımız. 6 Şubat depreminde kuzenini bulmak için yola çıkan karakterimiz Hatay'da bir can pazarına şahit oluyor ve insanların çaresizliğini, insanlık savaşını ,Can pazarını ,duygu yoğunluğunu kitabına aktarıyor. Aynı zamanda orada yan yana olduğu Ali adındaki bir depremzede Bir mülteci ile sohbete başlıyor kitapta depreme dayanırken bir yandan da Irak İran savaşında savrulmuş bir çocuğun yaşama tutunması, mülteci olmanın zorlukları ,insan duyguları ,psikolojik tutumlar ele alınmış aslında ikisi de kanayan iki yara ikisine de dokunmuş. Akıcı bir kitap, dili sade zaten çok kalın bir kitap değil film tadında bir kitap elinize aldığınızda hemen bitirebileceğiniz bir eser. Altını çizdiğim satırlarda oldu beni üzen noktalarda. İnsana dair iki yarının ele alındığı bir kitaptı. Yazarımızın kalemi daim olsun ... Keyifli okumalar dilerim. Hayat buydu galiba... İnsan, en sevdiği öldüğünde toprakta açılan Bir çukura koyar; üstüne soğuk, ıslak toprağı serpiştirir. En hüzünlü anında midesinin kazındığını hisseder ;Zor da olsa bir parça ekmek yer, su, çay ya da kahve içer. İlk gün olmasa da ertesi gün bayılırcasına uyur acısı yüreğine ağır geldiğinde ; ekmek parçası elinden düşer, içtiği su boğazından geçmez ama bir süre sonra normale döner çünkü diğer taraftan hayat devam ediyordur. Yüreğindeki acıyla Yaşar, sızısı gün be gün hafifler, en sevdiğinin hatıraları kalır geriye nokta insanlık, böyle olmasaydık nasıl dayanırdık bunca acıya? Hayat, bazıları için hep böyleydi; "başıma gelse ölürdüm " dediğin her şey bir bir başına gelir, yine de ölmezdin. Bu da altın vuruş olurdu yaşamın. Nefes aldığın sürece devam ettirdiğini hatırlatır da sana .
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026102 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimsesizler Coğrafyası
7/10
·152 syf.··
2026 42. kitabı
" Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış insanlar ancak bu kadar gözü kara olabilirdi. Düşünmek ardında bekleyeni olanların lüksüydü." "Ve her yerde aynıydı çaresizlik, insan bir acıyı çekmeye mahkum edilmişse kaçırmıyordu kaderinden. Adımları birbirine dolanıyor, koşamıyordu. Öylece eli kolu bağlı vaziyette, mahkum edildiği şeyi yaşıyordu." Selam canlar Bugün sizlere @av.zekeriyacetin kaleminden #kimsesizlercoğrafyası kitabı ile geldim... 6 Şubat depremi yalnızca fiziksel bir yıkım değil, insanların iç dünyasında açılan derin boşluk bırakan çaresizlik, umut, kayıplar ne çok insan o enkaz altında hayatlarını bıraktı. 6 Şubat depremi yaşadığımız en kara günlerden biriydi. Hikayemizin anlatıcısı bu acı haberi aldığında kuzeni Ferit için Hatay'a yola çıkar. Zorda olsa kaldığı apartmanın önüne geldiğinde karşılaştığı manzarayla umutları azalsa da yine bir umut deyip bekler. Enkaz başındaki bekleyiş felaketin görüntüsü değil çaresiz ve umutla bekleyiş. Anlatıcı enkaz başında beklerken Ali ile tanışır. Ali'nin eşi ve kızı enkaz altındadır. Hatay'da enkaz başında yolları kesişen anlatıcı ve Iraklı Ali'nin hikâyesini okuyoruz. Ali'nin Irak'tan Türkiye'ye uzanan yaşam öyküsünü okurken yoğun bir duygu aktarıyor. Ali'nin yaşadıkları oldukça üzücü, çocuk yaşta kimsesiz kalmış Ali zorlu hayat mücadelesini okuyoruz. Hor görülmüş, işkenceye maruz kalmış, insanca muamele görmek için çok çabalamış, ne yaşarsa yaşasın doğru bildiğini yapmaya çalışmış bir adam Ali. Hayatın ona sunduğu en büyük hediyesi olan eşi ve kızını tek bir an yalnız bırakmaz enkazın başında, bir umut onların sağ çıkması için dua eder. İnsan bu kadar acı karşısında nasıl ayakta kalır ? sorusunu kendine soruyor. Enkaz başında umutla bekleyen insanlar, kayıplarını kabullenmekte zorlanan aileler ve hayata yeniden
1000Kitap
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026102 okunma
Kronolojik Anlatımıyla İlk 10’uma Giren Muhteşem Kitap
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:08
Kurtuluş Savaşı ve Atatürk üzerine çok sayıda kitap okumama rağmen, bu eser bana Milli Mücadele’nin başlangıcına farklı bir açıdan bakma imkânı verdi. Genellikle Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı ön plana çıkarılırken, Alev Coşkun bu tarihten önceki hazırlık sürecini ayrıntılarıyla ele alıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, Mustafa Kemal’in olayları anlık kararlarla değil, uzun vadeli bir planlama ve stratejiyle yönettiğinin ortaya konulması oldu. İstanbul’un işgal altında olduğu son derece zor şartlarda yürütülen görüşmeler ve hazırlıklar, Samsun’a çıkışın aslında aylar süren bir çalışmanın sonucu olduğunu gösteriyor. Yazarın belgelere dayanarak anlatım yapması kitaba güvenilirlik katıyor. Bazı bölümlerde yoğun tarihî ve siyasi bilgiler nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da, konuyu derinlemesine anlamak isteyenler için bu durum bir eksiklik değil, aksine bir zenginlik oluşturuyor. Kitabı bitirdiğimde, Milli Mücadele’nin sadece cephede verilen bir mücadele olmadığını, aynı zamanda büyük bir diplomasi, sabır ve hazırlık sürecinin ürünü olduğunu daha iyi anladım. Cumhuriyet tarihine ilgi duyan herkese tavsiye edebileceğim, düşündüren ve yeni bakış açıları kazandıran bir eser olduğunu düşünüyorum. Alev Coşkun Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 Ay
İnsan ve Toplum
Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 AyAlev Coşkun · Cumhuriyet Kitapları · 2011191 okunma
7/10
·320 syf.··
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 19:20
Dedektif ile okur arasında adil bir düello sunan ve Honkaku türünü Japonya'da yeniden canlandıran kitap: Tokyo Zodiac Murders. Honkaku dediğimiz türü kısaca özetlemek gerekirse; dedektif ile neredeyse aynı şeyleri okuyup görüyoruz. Doğaüstü olaylara yer verilmiyor, tüm bilgiler okura eksiksiz sunuluyor, kurgu genelde harita ve görsellerle destekleniyor. Gelelim kitaba... Bu kitapta olayı çözen iki kişi var: Anlatıcımız ve dedektifimiz. Burada fazla isim verip kafanızı karıştırmak istemem, keza kitap bunu fazlasıyla yapıyor. Direkt Burç Cinayetleri diyeceğim yani zodiac işte burç. Burç Cinayetleri, Japonya’nın 40 senedir çözülememiş en büyük, en korkunç gizemlerinden ve cinayet silsilelerinden biri. Üzerine kitaplar, teoriler yazılmış yani polis kayıtlarının bile halka açıldığı bir olaydan bahsediyoruz. Şimdi spoiler vermeden kitabın başını anlatacağım; zaten burası kitabın çok küçük bir kısmı, kitabı okumak isteyenler için verilen konu gibi yani. Kitabın başında bizi Heikichi Umezawa adında bir adamın vasiyetnamesi karşılıyor. Yazdığı şeyler özetle şöyle: Kendisinin şeytani bir güç tarafından ele geçirildiğini söylüyor ve 6 kadının vücut parçalarından mükemmel Azoth'u yaratmak istediğini belirtiyor. Falcılığa, astrolojiye ve kadınlara aşırı ilgili olduğunu yazmış. Aynı evde yaşadığı tam 9 kadın var: 2 öz kızı, 3 üvey kızı, ikinci eşi, yengesi ve 2 yeğeni. Anneler ve en büyük üvey kız haricinde kalan 6 kız, Azoth için kurban seçilen kızlar. Yalnız bu öyle basit bir plan değil; hadi şunu öldür, kes tarzı bir şeyden bahsetmiyoruz. Yazdığına göre astrolojide vücudun her bölümünün onu yöneten, koruyan ve güçlendiren kendi gezegeni varmış. Her kızın burcu farklı. 6 kızın burcuna göre baş, göğüs, karın, kalçalar, uyluklar ve bacaklar kesilmeliymiş.Yalnız bu kadarla da
The Tokyo Zodiac MurdersSoji Shimada · Pushkin Vertigo · 20252 okunma
Jessica Peterson dan Cash incelemesi
9/10
·416 syf.··
2026 59. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Cash Bu aralar Kovboy kitaplarına fazla mı ilgi olduğundan ne? Bu ay içerisinde bir sürü kovboy kitabı çıktı. Ve ben bu türü seven biri olaraktan yetişemiyorum kitaplara. Serinin adı Lucky River Ranch. 5-6 erkek kardeş var hepsi de kovboy işi ile ilgileniyor. Kardeşlerin en büyüğü Cash. Adından anlaşılacağı üzere biz bu kitap da Cash'ın hikayesini okuyoruz. Ve aynı zamanda Cash ve diğer kardeşlerinin işlettiği çiftliğin sahibinin kızının hikâyesini okuyoruz. Çiftliğin sahibinin ölmesi ile tek kızı olan Mollie'ye miras kalıyor bu çiftlik. Ama bazı farklı şartlar var bu mirası alabilmek için. Hikayemiz böyle başlıyor. Arka Kapağı: Mollie Luck'ın hayalleri suya düştü... Babamla yıllardır konuşmuyorduk. Ancak tek çocuğu ben olduğum için vefatından sonra devasa çiftliğinin bana kalacak olması şaşırılacak bir durum değildi. Şaşırdığım şey ise koyduğu şarttı. Mirası alabilmem için tam bir yıl boyunca çiftlikte yaşayıp orayı yönetmem gerekiyordu. Altı yaşımdan beri nüfusu bin olan o küçük kasabaya adımımı atmamıştım. Kovboy diyarına geri dönmek asla hayallerim arasında yer almasa da şirketime gereken maddi desteği sağlamak için mirasın şartlarını yerine getirmem gerekiyordu. Planımı altüst eden tek bir engel vardı: Çiftliğin huysuz ustabaşı, Cash Rivers. Her ne kadar mükemmel gözüküyor olsa da bu aksi adam beni burada istemiyordu. İlk görüşte birimizden hoşlanmamıştık. Onu ânında kovmayı düşünsem de, bu işlerde maharetli olduğu için bana çiftlik işlerini öğretmesine ihtiyacım vardı. Geceleri yıldızların altında yaptığımız sohbetler, kasabanın barında ettiğimiz danslar... Her şey öylesine güzel hissettiriyordu ki çiftlikteki bu hayata âşık olmaya başlıyordum. Hatta belki ona da... Dedikleri gibi, kovboylar sadece atları değil kalpleri de
CashJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202645 okunma