yazdıklarım KESİNLİKLE inceleme değildir..
1/10
·280 syf.··
2026 241. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 23:01
zamanında taraf gazetesinde ahmet altan ve türevlerinin yazdıklarına destek vererek balyoz-ergenekon davalarını destekleyen/savunan, -en iyi ihtimalle- ayakkabı numarası ile eşit iq'su ile Mustafa Kemal Atatürk'e, onun devrimlerine, dönemine laf sokmaya çalışan, türk bayrağı, cumhuriyet gibi ülkenin kurucu değerlerine o sivri(!) zekasıyla göndermelerde bulunan, hümanizm, eşitlik başlıkları altında bölücülük yapıp t.c. sınırları içerisindeki farklı etnik unsurları savunup da emperyalizmin tokadının ağa babasını yiyen türkleri ve bu tokadın şiddetini yok etmeye çalışan Mustafa Kemal'i ve onun verdiği mücadelesini bile isteye yok sayan, türkiyenin temel sorunlarını kemalizm ve milliyetçilik olarak gören, robert kolejde eğitim görüp devamında londrada eğitimini devam ettirdikten sonra türkiyeye geri dönüp istanbulun beşiktaş ilçesinde ikamet etmeye devam eden, türkiyeye döndükten sonra zamanının çoğunu (istanbul) beşiktaş, (çanakkale) lapseki, bozcaada gibi -kendi düşüncesinin deyimiyle- komprador, burjuva uşaklarının hakim olduğu yerlerde geçirip rakı içen, bu yerlerdeki t.c. vatandaşlarına o kendi kıt aklıyla laf sokan bu roni marguiles adlı çok hücrelinin kitabını tam adres adlı sitenin 3 kitap 175 tl kampanyasından alıp okudum; tamadres.com/alfa-yayin-grub... , tamadres.com/sen-kalk-da-ben... , i.hizliresim.com/ppe1rgo.jpeg .. kitabın kötü olacağını tahmin ediyordum kötülüğünün derecesini uygun fiyatla kitabı temin ederek test etmek istedim.. sonuç, kitap: leş gibi.. bu kitaba(?) verdiğim paraya da acımıyorum bu arada.. neden? bu kitabı üç kitap 175 liraya aldım.. yani; 175/3 = 58 tl.. bi' tane tırı vırı çıra 30 tl:
Sen Kalk da Ben YatamRoni Margulies · Everest Yayınları · 20157 okunma
Kısa öyküler ama derin anlamlar seçkisi..
Puan vermedi·174 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 09:22
Vüs’at O. Bener’in Dost adlı öykü kitabını bitirdiğimde, karşıma çıkan şey klasik anlamda bir “toplumsal gerçekçilik” olmadı. Bu kitapta toplumsal gerçek, büyük olaylar ya da dış çatışmalar üzerinden değil; insanın iç dünyasında yaşadığı huzursuzluklar üzerinden kuruluyor. Dost’taki öyküler, gündelik ve doğal olaylardan oluşan bir demet gibi ilerliyor. Hem geçmişte hem bugün yaşanabilecek sahneler var. Ancak bu sıradanlığın içinde güçlü bir ortaklık hissi oluşuyor: karakterlerin neredeyse tamamı, bulundukları ortamlarda huzursuz ve kendi iç dünyalarıyla sürekli bir kavga hâlinde. Bu öykülerde asıl hareket, dışarıda değil; iç monologlarda yaşanıyor. Bener’in karakterleri sürekli bir sorgulama içinde. Ama bu sorgulama, insanı arındıran bir sorgulama değil. Daha çok kendini savunmaya, haklı çıkarmaya çalışan bir iç konuşma. İnsanlar başkalarını değerlendirirken, yargılarken ya da dinlerken bile çoğu zaman kendi çıkarlarını merkeze alıyorlar. Bu yönüyle öyküler, insanın iç dünyasının ne kadar bencil, hesaplı ve savunmacı olabildiğini açıkça gösteriyor. Ki yazarın tüm karaketeleri kaba, zalim, aşık, kurnaz v.b. nitelikte bireyler. Bu kitapta yalnızlık, toplumdan kopuşla değil; tam tersine, toplumun içinde kalarak yaşanan bir yalnızlık olarak karşımıza çıkıyor. Karakterler kalabalıkların içindeler ama ait değiller. Aynı ortamı paylaşmak zorunda oldukları, aynı bakış açısına sahip olmadıkları insanlarla birlikte yaşamak onları daha da köksüz hissettiriyor. Dışarıdan bakıldığında uyumlu gibi görünen bu insanlar, içten içe sürekli bir sıkıntı hâliyle mücadele ediyorlar. Öykülerin başlıkları da bu dünyanın önemli bir parçası. Başlıklar öylesine seçilmiş değil; her biri, anlatılan hikâyenin ruhuna doğrudan temas ediyor. Kimi zaman bir duyguya, kimi zaman bir nesneye ya da bir
Edebiyat
DostVüs'at O. Bener · Everest Yayınları · 2022747 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
romantik kitap sandım meğer stalker eğitimiymiş
1/10
·432 syf.·
2025 43. kitabı
"o yürüyor, ben de arkasında ilerliyordum sessizce. takip etmek gibi hissettirmiyordu çünkü gözüm her an onun üze­rinde değildi." şu cümleyi okuduğum an bıraktım kitabı elimden. birini gizlice takip edip bunun “takip etmek gibi hissettirmediğini” söyleyen bir karakter var elimizde. takip etmek gibi hissettirmez çünkü direkt takip ediyorsun??? kusura bakmayın ama bu romantiklik değil, resmen taciz. resmeni de fazla, direkt taciz. romantizmin özünü, karşılıklı ilgiyi, rızayı hiçe sayan bir konu işlenmiş. ne kadar “romantik” bir dille süslenirse süslensin, birini takip etmek, izlemek, sessizce arkasından yürümek tacizdir. ki bu bir kerelik bir durum bile değil, o bile rahatsız ediciyken kızımız oğlanı 6 ay boyunca takip ediyor. sayın yazar, bunları yazarken oturup hiç mi düşünmedin ben ne yazıyorum diye? seni uyaran bir kişi de mi çıkmadı Allah için???? olayın derinine inince daha da rahatsız edici şeyler yaşanıyor. 6 ay boyunca karşı tarafın haberi olmadan takip etmesinin yanında bir de herkesten gizlediği(çocuğun en yakın arkadaşı bile bilmiyor) blog hesabını bulup anonim bir şekilde karşı tarafla mesajlaşmaya başlıyor. 6 ay boyunca takip edişi onun hislerini daha fazla ayakta tutamayacak olmalı ki daha farklı duygular arayışına girmiş kızımız
1000Kitap
KibritCemal Latifoğlu · Ephesus Yayınları · 2023864 okunma
Mini mini öykülere sığmış; şehirler, insanlar, duygular
Puan vermedi·79 syf.··
2025 10. kitabı
Kitaplığımda "Lütfen beni oku!" Edasıyla gözüme ilişiverdi. Başka yarım bıraktığım kitaplar vardı, onlar tamamlanacaktı, kritiği yapılacaktı. "Çayım bitene kadar vaktin var !" Dedim. Kitap bitti, çay bitmedi. :) Öyle bir akış fakat dopdolu. Yazarın ilk okuduğum eseri. Aklım diğerlerinde. Kısa öyküler içine insan ruhunu, duygusunu, yaşanan coğrafyanın; kültürünü, iklimini, insanını sığdırması ve ve ve nesneleri , suretleri tasvir şekli kendime ödev oluşturdu. "Bir çocuk zihni ile nesneleri ve suretleri tarif etmek üzerine çalış Birsen!" Bir göz kırptı, ağına takıldık, kapattık kapağını, kaldı bize "çocuk zihnine indirgemeci öykücülük". Bu derde düşürdüğü için yazara müteşekkirim. :) Eserinde yer verdiği Abdülhak Hamid Tarhan'ı tanımış, eserlerine bakmış okuyacaklar listesine alarak; "iyi kitap sizi diğer iyi kitaplara götürür" tezini pratize etmiş oldum. :) Okuduğu kitabı çizen, karalayan, boş bulduğu yerlere yorum ya da sözlük anlamı ile dolduran biri olarak esere çok bir dahlim olmadı. :) Fakat bu onu kıymetsiz yapmayacaktır çünkü Lübnan, Halep, Beyrut sokaklarında farklı bir kültüre kapı açıyor bize. Bu da seyir zevki veriyor. Eskici ve Köpek öyküleri gözlerimi doldurdu okurken. "Pamuk ipliğine bağlı" deyimini Çıban öyküsü üzerinden işlerken, "Yazar bu deyim üzerinden mi hareket etti ya da bu deyimin çıkışında katkısı var mı, farkında olmadan bir deyimin sebebi iradını anlatmış mı oldu?" diye gülme eşliğinde geldi sorular. :) El yakmayan, ışığı tükenmeyen, kibrit istemeyen nesnenin ne olduğunu bulmak için öykünün adını dikkatinden kaçıran yanımı kınıyorum. Bulamamak bile üzmedi bu kadar:) Fakat burada "bilemediğin bir nesneyi onu hiç görmeyen biri olarak nasıl tarif edersin?" sorusunun cevabını almış oldum. Hoşuma giden tasvirlerini buraya başta kendim için
Edebiyat
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20231,416 okunma
Operasyon Adı:Balkan Kızı
4/10
·464 syf.··
2025 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 23:30
Selam dostlarım. İlk askeri kurgumu okumuş bulunmaktayım. Zaten genel olarak askeri kurgu insanı değilim. Özge Naz'nin imzasına denk geldim ve Bronz ile Bir Kibritle Yok Olmak’yi alıp tanışma fırsatı buldum. Kendisi çok tatlı bir kadın gerçekten. Neyse, bu anlamsız anımdan sonra gelin başlayalım ksndlns. Konu: Yüzbaşı Barut, ekibiyle beraber "Hayalet Timi." 16 yıl önce Türkiye’den Makedonya’ya kaçırılan Talia’yı ülkesine geri götürmek için göreve başlarlar. "Operasyon Adı: Balkan Kızı." Yalanlarla büyüyen Talia, gerçekleri kibrit kutuları ile öğrenir. "Bil ki seni almaya geliyorum, Balkan Kızı." İçerik: Cinsel içerik yok (birkaç kelimelik öpüşme sadece), şiddet ve ölüm var. 14 yaş üstü denebilir bence. İzlenimim: Yazarla tanıştığım ilk kitabın bu olması üzdü. Yine de Bronz’a şans vereceğim. Dediğim gibi, ben askeri kurgu insanı değilim ve askerî alanda herkesin bildiği kadar biliyorum. Sevmediğim noktalar şunlardı: 1. Kitap aslında güzel başladı. Geçmişteki karakterlerin yaşadıklarını öğrendik ve bu, benim karaktere karşı daha çok empati kurmamı sağladı. Ama onun yerine geçmiş–şimdi akışında gitseydi daha heyecanlı ve meraklı olabilirdi. Mesela biz de sırları Talia ile öğrenseydik. Talia öğrendiğinde ben zaten biliyordum. 2. Barut 32 (galiba) yaşında bir yüzbaşı ve bazen liseli ergen gibi davranıyor. Buna ekibi de dahil. “The bacım” kelimesi geçti resmen yaa... Örnek yazmak isterdim ama alıntılar uzun. Yamalı kod adında ekibinde bir asker var ve sürekli “Kurban olduğum komutası” diyor. Tam anlatabildim umarım. Yani pek yaşlarına göre davranmıyorlardı bence. Kendi aralarında tabii ki eğlenecekler ama bu diyalogları beğenmedim açıkçası. 3. Çok küfür vardı dostlarım, yani ben kitapta aşırı küfür sevmiyorum. Hatta bir küfür beni bayağı rahatsız etti (söylemek istemiyorum şu
1000Kitap
Bir Kibritle Yok OlmakÖzge Naz · Guardian Yayınları · 02,310 okunma
bayılıyorum
Puan vermedi·248 syf.··
2025 17. kitabı
“Otostopçunun Galaksi rehberi “ aslında 6 Kitaptan oluşan bir seri. 6. kitap olan “ve başka bir şey” İrlandalı yazar Eoin Colfer tarafından yazılmıştır. “Hayat evren ve her şey”, ” evrenin sonundaki restoran”dan sonra gelen üçüncü kitap. “ evren gerçekten çok tuhaf bir yer.var olduğundan beri düzensiz aralıklarla birilerinin onu kurtarması gerekiyor ve işin ilginç yanı bu görev hep de başarılmıştır.” Her kitapta türlü çeşit felaketler,türlü çeşit uzaylı topluluklar ve akıldışı maceralar var.Birçok yanı ile de komik bir şekilde varoluşu sorgulayan bir bilimkurgu . İlk iki kitaba göre biraz daha yavaş akan bir metin. Fakat yine çok komik. İlk iki kitapta biraz daha geri planda olan kahramanımız Arthur Dent bu kez başrolde. Bu karakterin benim için en güçlü yanı hiçbir şeye şaşırmıyor oluşu.hiçbir şeye şaşırmıyor ve yadırgamıyor. Kitapta geçen aşırı absürt ve akılalmaz olaylar düşününce bu durum karakteri benim için çok güçlü kılıyor Kitabın daha doğrusu kitapların espri anlayışı herkese uygun olmayabilir ancak ben aşırı gülüyorum. Elbette tavsiye ediyorum tabii ki ilk iki kitabı okuduktan sonra. Şu alıntılar en sevdiklerim oldu : “Her türlü zihinsel etkinlik için sahip olduğun kapasite sonsuz uzaklıkları kadar sınırsızdır. Ama ne yazık ki mutluluk kapasitem buna dahil değil.” “Benim mutsuzluk kapasitemi diye ekledi bir kibrit kutusuna sığdırabilirsin hem de içindeki kibritleri bile çıkarmadan “
Hayat, Evren ve Her ŞeyDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20171,819 okunma