Profesör Hideo Fuji başkanlığındaki bir Japon arkeolojik ekibi Irak, Kerbela'nın 45 km. güneybatısında Ayn el Tamur ilçesine giden yolun sağ tarafında; içinde mağaralar bulunan bir vadi keşfediyor. Bu mağaralar Irak çölünün önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu mağaralarda; ekibi ile bir kazı gerçekleştiriyor ve sonuçlarını bir rapora dönüştürüyor. Rapora göre mağaralar; MÖ. 1300 yıllarına tarihlenmekte. Başka keşifler ile bölge tarihi daha da eskiye gidebilir. Mağaralarda üç dönem yaşanmış; Barthain veya Frathian olarak isimlendirilen dönem (MÖ 1300 ile başlayan) , MÖ 148 - MÖ.126 arasında yaşanan ikinci dönem ve 636 yılında başlayan İslami Dönem. ''el-Tar''; ''dağ'' anlamına geliyor ve aynı zamanda bu toprakların yerlilerine verilen addır. Onları ifade etmek için kullanılan isimdir.
Elvada Suriye
Yermük Savaşında(636) müslümanlara yenildikten sonra Suriye'yi kaybeden İmparator Herakleios, kadim topraklara son kez dönüp şöyle der : "Elveda Suriye, artık bir daha asla görüşmeyeceğimiz bir veda... Düşmanın elleri için ne güzel bir toprak olacaksın, esen kal Suriye!"
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Part 3 - İslam Fetihleri ve Sonrası
Tüm bu kargaşa ve merkezi otoritenin çöküşü sırasında, Halid b. Velid komutasındaki İslam ordusu, adeta direnç gösterilemeyen bir sel gibi ilerliyordu. 634’te Şam, 638’de Kudüs ve Filistin, 642’de ise Mısır düştü. Ancak asıl kırılma noktası 636 yılında Yermük’te yaşandı. Roma, elindeki her türlü etnik kökenden (Ermeni, Arap, Süryani) topladığı 60-80 bin kişilik yorgun, maaşı ödenmemiş ve ruhunu kaybetmiş karma ordusuyla; güçlü bir dini-kabilevi asabiyeye sahip, taze, genç ve yüksek motivasyonlu İslam ordusunun karşısına çıktı. Yermük, sadece bir askeri yenilgi değil, antik dünyanın o koca imparatorluğunun tek darbede devrildiği bir sistem çöküşüydü. Rivayet odur ki Herakleios, Suriye’yi ardında bırakıp geri çekilirken, kadim topraklara dönüp şöyle dedi: "Elveda Suriye, artık bir daha asla görüşmeyeceğimiz bir veda... Düşmanın elleri için ne güzel bir toprak olacaksın, esen kal Suriye!" ​Yermük ile beraber Roma’nın beli kırılmıştı. Elinde artık bu yeni fatihlere karşı duracak bir garnizonu bile kalmamıştı. Müslüman fatihler ise pragmatik bir strateji izlediler. Yerel halkı katliamdan geçirmek yerine, onları Roma’nın ağır vergi yükünden ve dini mezhep baskısından kurtaran bir kurtarıcı figürüne büründüler. Kiliselere ve mezheplere dokunmadılar, daha adil bir vergilendirme sundular. Sistemin işleyişine hiç ellemediler, sadece vergilerini alıp çıktılar. Halife Abdulmelik dönemine kadar da resmi yazışmalar Arapça değil, Greekçe ve Farsça yapıldı. Halk bu yeni düzeni bir işgal olarak değil, Konstantinopolis’in baskıcı otoritesine karşı bir alternatif olarak gördüler. Yeni İslam devleti de gayirmüslimlerin sırtında zenginleşti. Ancak bu pragmatizm, ilerleyen dönemlerde Emevi elitlerinin Arap-Mevali sınıflaşmasıyla lekelendi. Müslüman olan ancak Arap olmayan yerel halktan
Din
Çilekli milkshake eşliğinde Çöl / Deniz 🍓🥛
Çöl Deniz
“Endişelenme, güzel ahlaklı olanı Allah korur…” Çöl / Deniz Sibel Eraslan
Alıntı
636
sevgili dünya defterimde tüm yapraklarım yırtılmış kalemim kör kalemtıraşım yitik silgim tükenmiş ne bu zamana kadar yazdıklarım okunuacak durumda ne geriye yazacağım söz kalmış çek artık üzerimden ellerini Cevahir Sevil 3.1.2025/Ö.S.6.00