-SPOILER İÇERİR-
Kitap çok akıcı ve hızlı başladı. Toplamda 6-7 saat gibi bir sürede bitirdim. Hikaye, uzun zamandır yalnız yaşayan ve bundan artık rahatsızlık duymaya başlayan, ev içerisinde başka bir nefesin varlığını özleyen Eylül’ün ev arkadaşı aramasıyla başlıyor. İnci’nin gelişiyle aradığı ev arkadaşını bulan Eylül’ün hayatı, bir daha eski haline dönmeyecek şekilde değişiyor. İlk başta her şeyiyle mükemmel bir ev arkadaşı olan İnci’deki garip tavırlar ve evdeki ufak tefek değişiklikler, açıklanamayacak olaylar Eylül'ün kafasını kurcalamaya başlıyor. Bu kısımları okurken siz de o evdeymişsiniz gibi geriliyorsunuz.
Eylül'ün bu durumları kendi içinde bile açıklayamayışı, aklından ve hafızasından şüphe etmeye kadar giden yolculuğu sizi de çaresiz hissettiriyor.
Okurken sürekli olarak karar değiştirdiğim, duygudan duyguya atladığım bir serüven oldu. Eylül'le beraber korktum, sinirlendim, şüphelendim.
Genelde böyle konularda olayın arkaplanı boş çıkabiliyor, bu kitap o açıdan da beni tatmin etti açıkçası.
İnci'nin geçmişini ve yaşadıklarını öğrendiğimde içim paramparça oldu... Eylül bence vicdanı ve bundan sonraki hayatı için en doğru olanı yaptı.
Son sayfa ise... ŞOK içerisinde bitirdim, ne olarak yorumlayabiliriz bilmiyorum çünkü benim kafamda her şey mantık çerçevesinde tamamlanmıştı ve kitap bitmişti derken sondaki plot twist şok etkisi yarattı. Kitabın kapağını kapattığımda bir süre dünyaya dönmekte zorlandım.
Yani genel olarak akıcı ve merak uyandırdı. Zaten psikolojik gerilim konulu bir eserden tüm beklentilerimi karşıladı diyebilirim.