Aramız yoksa kalbimizle, eksiğe, yanlışa, bize benzemeyene, bizim gibi düşünmeyene, doğrumuzdan uzak düşene verip veriştiriyoruz.
Halbuki kendimiz bile her zaman kendimiz gibi düşünmezken başkasından sürekli bunu beklemeye ne hakkımız var?
Muhabbet olmayınca birlik beraberlik yok, anlayış yok, insaf yok, iyi niyet yok, tahammül yok, müsamaha yok, hemhâl olmak yok, af yok, tebessüm yok. Bakmayın bir zeytin dalı etrafında milletmiş gibi yaptığımıza, ortada millet yok!
Ah efendim, dedi, bizi bizden daha iyi biliyorlar;
Mesnevi'yi de, Rubaiyat'ı da, Gazali'yi de, Farabi'yi de bizden daha çok okuyorlar; bizi bizden daha çok takdir ediyorlar; bizim bizden daha büyük düşmanımız yoktur efendim, yoktur.