Kur'an'da "zor" (ثقيل) kelimesi sadece iki âyette geçer: "Zor bir gün= Kıyamet günü" (İnsan, 76/27) "Taşınması zor bir söz= Kur'an" (Müzzemmil 73/5) Sonuç: "Zor gün"den paçasını kurtarmak isteyen, o "taşınması zor söz"e sarılmalıdır.
Din
Bir gün ashâbıyla birlikte otururken Hz.Peygamber'in mübarek ağzından şu sözler dökülür: “Allah'ın şehit ya da peygamber olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah"a olan yakınlıkları nedeniyle peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Bu sözü işiten sahâbîler bir anda kulak kesilip merakla sorarlar: “Kim bunlar, yâ Resûlallah?” Ashâbın dikkatini toplayan Allah Resûlü şu açıklamayı yapar: “Bunlar, akrabalık ya da aralarında dönüp dolaşan bir maldan kaynaklanan çıkarları olmaksızın, sırf Allah için birbirlerini seven insanlardır. Onların yüzlerinde bir nur vardır ve onlar hidayet üzeredirler. İnsanlar telaşa düştüklerinde onlar korkuya kapılmazlar, insanlar hayıflanırken onlar üzülmezler.” Allah Resûlü bu sözlerinin ardından, *Bismillâhirrahmânirrahim*💓 “Haberiniz olsun, Allah’ın sevgili kullarına korku yok. Onlar üzülecek de değillerdir.(Yûnus, 62) âyetini okur. (Ebû Dâvûd, Büyû’, 76)
Din İslam
Reklam
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı. Pasteur kuduz asısını bulduğunda 60 yaşındaydı. Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu. Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı. Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı. Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti. Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu. Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. "Lepanto Savaşı" adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı. Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83'du. Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir. İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır. Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır. Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır. Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir. Seneler cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar. İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır. Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.
Kalbimin sessiz duası 76..
Allah’ım… Sen karanlık gecede kara karıncanın duasını duyansın… Yeryüzünde sessizce yürüyen küçücük bir canlının bile rızkını unutmayan, onun yöneldiği yolu bilen, kimsenin fark etmediği ihtiyaçlarını gören Sensin. O hâlde benim içimde kimseye anlatamadığım şeyleri de biliyorsun Rabbim… Çünkü bazen insanın en büyük çığlığı, sessizliğinin içinde saklı oluyor. Allah’ım… Bugün sana kelimelerle değil, içimde taşıdığım ağırlıklarla geldim. Yoruldum Rabbim… Sürekli güçlü görünmeye çalışmaktan, içime attığım şeyleri kimse anlamasın diye gülümsemekten, “geçer” deyip kendi kendimi teselli etmekten yoruldum. Ama yine de sana güvenmek istiyorum. Çünkü biliyorum… Sen kara gecede kara karıncanın duasını duyuyorsan, benim içimde susturduğum hiçbir şeyi de cevapsız bırakmazsın. Rabbim… Öyle zamanlar oluyor ki insan kendini dünyanın ortasında yapayalnız hissediyor. Kalabalıkların içinde bile eksik hissediyor. Herkes bir yerlere ait olmuş gibi görünürken, kendi içindeki boşlukla baş başa kalıyor. İşte ben de bugün, o boşluğumla geldim Sana. Çünkü biliyorum Allah’ım… İnsanların dolduramadığı yerleri, Sen bir huzurla doldurabilirsin.
dünyadaki ülkelerin genel özellikleri 1. en büyük nüfus › hindistan 2. en büyük kara alanı › rusya 3. büyük savaşlarda tarafsız › isviçre 4. ordusu yok › izlanda 5. kalıcı nehir yok › suudi arabistan 6. demiryolu ağı yok › bhutan 7. resmi başkent yok › nauru 8. covid-19 sırasında nadiren okulları kapattı › isveç 9. hiç cumhurbaşkanı olmadı › birleşik krallık 10. yerli yılan yok › yeni zelanda 11. boşanma genellikle izin verilmiyor › filipinler 12. dağ yok › maldivler 13. kalıcı hapishane yok › vatikan şehri 14. daimi ordu yok › kosta rika 15. düşük suç oranı ve kapasite fazlası nedeniyle bazı hapishaneler kapatıldı › hollanda 16. tek bir yazılı anayasa yok › birleşik krallık 17. hiç resmen sömürgeleştirilmedi (ii. dünya savaşı sonrası işgal istisnası) › japonya 18. “güneşin doğduğu ülke” › japonya 19. “geceyarısı güneşi ülkesi” › norveç 20. “gök gürültüsü ejderhası ülkesi” › bhutan 21. “bin göller ülkesi” › finlandiya 22. “beyaz fil ülkesi” › tayland 23. “altın pagodalar ülkesi” › myanmar 24. “akçaağaç yaprağı ülkesi” › kanada 25. “kanguru ülkesi” › avustralya 26. “ateş ve buz ülkesi” › izlanda 27. “sabah sükuneti ülkesi” › güney kore 28. “uzun beyaz bulut ülkesi” › yeni zelanda
Friedrich Schlegel: Lucinde ve Fragmanlar
FİKİRLER 1. Felsefenin pratik kısmından daha fazlası olabilecek bir ahlakın gerekliliği ve hatta başlangıçları giderek daha açık hâle geliyor. Artık dinden bile söz ediliyor. İsis’in peçesini yırtıp gizemi açığa çıkarma zamanı geldi. Tanrıçanın görünüşüne dayanamayan kaçsın ya da yok olsun. 2. Rahip, yalnızca görünmez dünyada yaşayan ve onun için görünür olan her şeyin ancak bir alegori doğruluğu taşıdığı kimsedir. 3. Ancak sonsuzla ilişki içinde anlam ve amaç vardır; böyle bir ilişkiden yoksun olan her şey bütünüyle anlamsız ve amaçsızdır. 4. Din, kültürün her şeyi canlandıran dünya-ruhudur; felsefe, ahlak ve şiirin yanında dördüncü görünmez öğedir. Ocakta korunan ateş gibi çevresine yumuşak bir sıcaklık yayar ve ancak dışarıdan zorla müdahale edildiğinde korkunç bir yıkıma dönüşür. 5. Zihin bir şeyi ancak onu bir tohum gibi içine alıp beslediği ve çiçek ile meyveye dönüştürmesine izin verdiği ölçüde anlar. Bu nedenle ruhun toprağına, hiçbir yapaylık ve gereksiz eklemeler olmaksızın kutsal tohumlar saçın. 6. Ebedi yaşam ve görünmez dünya yalnızca Tanrı’da bulunur. Tüm ruhlar onda yaşar. O, bireyselliğin bir uçurumudur; yalnızca o sonsuzca doludur. 7. Dini özgürleştirin ve yeni bir insan ırkı doğacaktır. 8. “Din Üzerine Konuşmalar”ın yazarı şöyle der: Zihin yalnızca evreni anlayabilir. Hayal gücünü devreye sokarsanız bir Tanrı’ya ulaşırsınız. Tam da böyledir; çünkü hayal gücü insanın ilahi olanı algılama yetisidir. 9. Gerçek bir rahip her zaman sempatiyi aşan bir şey hisseder. 10. Fikirler sonsuz, bağımsız, durmaksızın hareket eden, tanrısal düşüncelerdir. 11. Mantık ancak din aracılığıyla felsefeye dönüşür; felsefeyi bilimden daha büyük kılan her şey ondan gelir. Ve sonsuz zenginlikte bir şiir yerine, dinin yokluğu bize yalnızca romanları ya da bugün sanat denilen
Felsefe
Reklam
Reklam