Bakara Sûresi 1
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir. Bakara 2 اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar. 3 وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler. 4 اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır! 5 يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız. 21 اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın. 22
4 Haziran 154. gün
"Neye alınıyoruz? Neden şikâyet ediyoruz? Bunun için buradayız." Seneca, Tanrısal Öngörü, 5.76-8
Sayfa 178
Alıntı
Reklam
Allah Malik’tir
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Allah aklımızı sonuna kadar kullanalım diye bize vermiştir. Kullanılmayan bir akıl, akıl değildir. Öyle birilerinin peşine takılıp gitmek sürü mantığıdır; çünkü sürüdeki koyunlardan biri kendini bir yerden aşağıya atarsa diğer koyunların hepsi onun peşinden kendini aşağı atar. Bu; sürü mantığıdır, sürü olmaktır. Allah bizden aklımızı sonuna kadar kullanmamızı istiyor. Aklımızı kullanmak için doğrunun, yanlışın, hakkın, batılın, güzelin, çirkinin ne olduğunu anlayıp hayatımızı Allah’ın “güzel” dediği, “hak” dediği gibi yaşamaya çalışmamız lazım. Öyle ki kazanabilelim, aklımızı kullanmış olabilelim. İster peygamber çocuğu olsun, ister şeyh veya veli çocuğu olsun ya da birinin evladı, eşi Allah dostu olsun bu fark etmez, o kim olursa olsun Allah birini huzuruna aldığında tek başınadır. O zaman hiç kimse kendini kandırıp; “işte ben falan peygamberin ümmetiyim, onun için ben üstünüm, ben kurtulurum, benim peygamberim, benim hocam, benim şeyhim bana şefaat eder” dememelidir; çünkü Allah herkesten kulluk istiyor, âbdiyet istiyor, Hz. İnsan olmasını istiyor. Allah’ın huzurunda hiç kimse kimseye yardım edemez; çünkü yardım, şefaat buradadır. Bu yüzden Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Fatıma (r.a.)’a; “kızım Fatıma! ‘Babam peygamberdir’ diye bana güvenmeyesin. Nefsini Allah’ın kudret elinden satın al. Yarın Kıyamet günü ben de sana yardım edemem, bunu böyle bilmiş olasın”(Müslim, İman 89, Hadis No: 351) buyurmuştur. İsterseniz, nefsi Allah’ın kudret elinden satın almanın ne olduğunu kısaca izah edeyim; Allah maliktir; mülkün sahibidir ve hiç
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Mescit kuşu Salebe.. Ve yanlış dua istemesi..
Dünya İçin Dua Edilmez Salebe b. Hâtıb el-Ensârî, döneminde "Hamâmetü'l-MesciT yani -Mescit kuşu" olarak bilinen bir sahabedir. Bu şekilde anılmasının sebebi, mescide olan düşkünlüğü ve ibadete derin bağlılğ'dır. Salebe, vaktinin büyük bölümunü mescitte geçirir ibadetle meşgul olur, Bir gün Allah Resûlü'nün(Sav ) huzuruna gelerek, "Ya Resûlullah, bana dua et de zengin olayım." der. Efendimizs•o ise, "Git, bu hâl senin için daha hayırlıdır. Şükrünü yaptığın az mal, şükrünü yapmadığın çok maldan hayırlıdır." diye cevap verir. Sa'lebe, iki defa daha aynı taleple Efendimiz'insuş yanına gelir. Allah Resûlü'ne(sav•) bir konuda ısrarcı olmak nebevi edebe aykırıdır. Ancak Sa'lebe ısrar etmeye devam edinç Efendimizuv) "Ya Rab! Sa'lebelye istediği malı ver." diye dua eden Salebe, küçük bir koyun sürüsüne sahiptir. Bu duadan sonra, koyun sürüsü kısa bir süre içinde tarif edilemez sayılara ulaş'. Salebe'nin serveti arttıkça meşguliyeti de artar. Çunkü mal çoğaldıkça kalpteki ağrılık da artar. Sa'lebe önce cemaatle namazlarını aksatmaya, ardından cuma namazlarına katılmamaya başlar. Bir gün Allah cuma namazında Salebey görememesi üzerine, "Sa'lebe nerede? diye sorar. "Çölde koyunlarının peşinde.” cevabını alınca üzülerek, "Vah Salebe' yazık oldu!' der. Bu olay yaşandığında zekât henüz farz değildi” Zekât farz olunca, Sa'lebe'ye de zekât memurları gönderilir. Ancak Salebe bundan hoşnut olmaz ve "Çölde aç, susuz dolaşarak kazanan benim Size ne oluyor ki gelip benden istiyorsunuz? zekât değil, haraçtır," diyerek karşı çıkar. Efendimiz • bu sözleri ifritince derin bir teessürle, "Vah Sa'lebe,ye yazık oldu der. Rivayetlerde, bu olaydan kısa bir süre sonra Tevbe Suresi'nin 75 ve 76. ayetlerinin nazil olduğu aktarılır. Allah(ccj ayetlerde "Onların içinde öyleleri var ki, 'Allah bize lütuf
Amin
69/Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku. 70/Hani o, babasına ve kavmine, Neye tapıyorsunuz?, demişti. 71/Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz, demişlerdi. 72/İbrahim, dedi ki: “Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?” 73/Yahut size fayda veya zararları dokunur mu? 74/Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk” dediler. 75/76/İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?” 77/Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur.” 78/O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. 79/O, bana yediren ve içirendir. 80/Hastalandığımda da O bana şifa verir. 81/O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır. 82/O, hesap, mükâfat ve ceza gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur. 83/Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. 84/Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.
Sayfa 407
Türkiye 27 Mart 1994 Pazar günü mahalli seçimler için sandık başına gitti. Seçimlerden üç gün önce, derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye'nin kredi notunu düşürerek "yatının yapılabilir ül­ke" düzeyinin altına indirdi. Türkiye'nin dış kredisi tıkandı. Hazi­ne, değil faizi indirmek, daha yüksek faizle borçlanmak zorunda kaldı.Düşük faiz dayatması ters tepiyordu. Seçimlerin iki kazananı oldu: Büyük oy kaybedeceği sanılan Çiller, az farkla da olsa birinci parti olarak iktidarı sürdürecek­ti. Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi oy patlaması yapmıştı. Cumhuriyet gazetesi "Fatura SHP'ye kesildi" diye ha­ber yapıyordu. Seçim sonuçları şöyledir: DYP: Başbakan Çiller liderliğindeki DYP yüzde 21.40 oyla bi­rinci parti oldu. Büyük oy kaybına uğraması beklendiği için, Hür­riyet gazetesi bu sonucu "Çiller sürprizi" diye manşet yaptı. ANAP 21.08, MHP 7.95 oy aldılar. Refah Partisi: İl genel meclisi seçimlerinde oylarını 9.8'den 19.01'e çıkardı. 76 ilden 5'i büyükşehir 27 il belediyesini kazan­dı. Güneydoğu' da oy patlaması yaptı. Tayyip Erdoğan % 25. 19 oy­la İstanbul belediye başkanı seçildi. lstanbul'da ANAP'lı llhan Kesici 22.14, SHP'li Zülfü Livaneli % 20.3 oy almıştı.
Reklam
Reklam