Ayşe Hatun

göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
içindeki bütün yıkıntılara bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.
hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
aşık olmayı denedim, hemde bir kez değil iki kez. inanın bana korkunç acılar çektim. ruhumun derinliklerinde, çektiğim acı ile alay eden bir ses işittiğim halde acı çekmeye devam eder, üstelik deli dolu aşıkmışım gibi kıskançlık krizleri geçirirdim. bunların hepsinin sebebi can sıkıntısıydı baylar , emin olun can sıkıntısı...
gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bi bakışın, bi duruşun, bi hayatın sadeliğine inanıyorum.