Dünyayı olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi hayal ederiz. Farkında bile olmadan, yaşamımızın büyük bir parçasını varsayımsal dünyada geçiririz.
Bilmezdi ki öpüşlerim ondan da öteye açılan gözlerdi, bende öyle anlarda kendi dışıma çıkıp ilerler, dünyanın bir başka görünümüne bürünüp bir geminin baştan kara ucunda dümenmişim gibi zaman denilen denizi iki yandan geriye doğru savurarak sularını yönetirdim.
Saklı gizli tutamadığımdan hiçbir şeyi, hemen anladım, seni istediğim gibi görmem için, önce gözlerimi kapatmam gerekiyordu, o zaman sarı yıldızlar çıkıyor ortaya, sonra yaradılışının kızıl renkteki sıçrayışları, saatlerin atılımı, senin dünyanın ağır yaklaşımı, anlaşmazlıklar ve beceriksizlikler.
Bir gün Paris’e geldiğimi ve orada herkesin yaptığını yaparak, herkesin gördüğünü görerek, başkasından ödünç alınmış bir zaman süresini yaşadığımı biliyorum.