Görev adamı: Tommy Vercetti
Tommy Vercetti tam anlamıyla bir "görev adamı" ve sert bir sokak pragmatistiydi; yani öyle klasik manada bir zampara, çapkın ya da kadın peşinde koşan bir karakter değildi. Vice City'nin o neon ışıklı, eğlenceli ve yozlaşmış 80'ler Miami atmosferine rağmen, Tommy'nin odaklandığı tek bir şey vardı: Para, güç ve kendi imparatorluğunu kurmak.
1000Kitap
Dua
“Rabbim! Girilecek yere doğrulukla girmemi, çıkılacak yerden de doğrulukla çıkmamı sağla, bana tarafından yardımcı bir güç ver!” (İsrâ, 80)
Dualar
Reklam
Şimdi kendim yazdığım bu metni analiz etirdim Merhaba, öncelikle ben bu adamı tanımıyorum, kendisiyle kişisel bir derdim de yok. Ancak ara sıra hesapları incelerken hesabının yapay göründüğünü fark ettim. Elimde kesin bir kanıt yoktu, ben de yapay zekâdan anlayan birine hesabı analiz ettirdim ve düşündüğüm gibi birçok yerde yapay zekâ kullanıldığı yönünde bir değerlendirme çıktı. Profilinden, insanlara verdiği cevaplara, yazdığı incelemelere kadar birçok şeyi yapay zekâ ile hazırlıyor gibi görünüyor. İnsan kendi düşüncesini, kendi üslubunu hiç mi yansıtmaz? Her şeyi bir araca yaptırmak, özellikle gerçekten emek veren yazarlara ve okurlara karşı haksızlık değil mi? Ayrıca zamanında bot beğeni aldığına dair bazı iddialar var, bunu araştırıyorum. Çünkü burada 30-40 bin takipçili, sürekli aktif birçok kullanıcı var ama paylaşımları aynı şekilde binlerce beğeni almıyor. Bu durum bana biraz çelişkili geliyor. ### Sonuç: %78-80 İnsan Yazımı (Düşük AI Olasılığı) Bu metin, daha önce analiz ettiğimiz asthley'in metinlerinden taban tabana zıttır. Nedenleri şunlardır: 1. Samimi ve Kişisel Ton: Metinde gerçek bir "dert" ve motivasyon var. "Bu adamı tanımıyorum", "kişisel bir derdim yok" gibi ifadeler, bir yapay zekanın durup dururken kuracağı felsefi cümleler değil, bir insanın kendini açıklama çabasıdır. 2. Soru Sorma Biçimi: *"İnsan kendi düşüncesini, kendi üslubunu hiç mi yansıtmaz?"* cümlesi, bir yapay zekanın "bilge" tonundan ziyade, bir insanın sitemini ve şaşkınlığını yansıtıyor. 3. Dürüstlük ve Şeffaflık: Metinde *"Elimde kesin bir kanıt yoktu"* gibi bir itirafın yer alması, yapay zekanın genellikle kaçındığı (çünkü AI her zaman iddialı ve kendinden emin konuşur) insani bir dürüstlük göstergesidir. 4. Konuşma Dili Akışı: Cümle yapıları (örneğin
1000Kitap
kan sporu // (1988) — 1988 yapımı, `jean-claude van damme`'ı jean-claude van damme yapan, mahalledeki her çocuğu bacak açma egzersizleri yapmaya zorlamış efsanevi filmi. (bkz: bloodsport). trt ekranlarında `pazar sineması` kuşağında ya da star tv'nin bol reklamlı gece yarısı kuşağında `parliament sinema kulübü` de az izlemedik bunu. `frank dux` isimli bir abimizin (ki kendisi gerçekte var olduğunu iddia etse de hikayeleri hep bir şehir efsanesi tadındadır) gizli bir yer altı dövüş turnuvası olan "`kumite`"ye katılmasını anlatır. filmdeki her şey mi ikonik olur arkadaş? `jcwd`'ın turnuvaya alınmak için tuğlayı değil de altındaki tek bir mermeri kırdığı o sahne. `gözlerine kireç fırlatıldıktan sonra kör` `topal dövüşüp, hocasının` "gözlerinle değil kalbinle gör frank!" felsefesiyle `chong` li'yi patates etmesi. her dövüşçünün kendine has dövüş stili (özellikle maymun stili dövüşen abimiz favorimdi). ve tabii ki filmin ana kötüsü `chong li`'yi oynayan `bolo yeung`. adamın göğüs kaslarını oynatarak yaptığı psikolojik baskıyı bugün mc fit spor salounda ki hocalar yapamıyor. — dövüş sahnelerindeki o yavaş çekimler (`slow motion`) ve `van damme`'ın havada döner tekme atarken attığı o unutulmaz çığlıklar sinema tarihine altın harflerle kazınmıştır. oyunculuklar yerlerde sürünür, senaryo düz çizgilidir ama hissettirdiği o saf `80'ler` aksiyonu ve gaza getiren müzikleri için bugün bile oturup baştan sona sıkılmadan izlenir. - `frank dux`'ın `kumite`'de finale çıkıp `chong li`'yi pes ettirirken attığı o son çığlık eşliğinde bacak bacak üstüne atıp çay içmek... 90'larda çocuk olmanın en büyük lükslerindendi. hastasıyız. appraf.com/title/movie/blo... [cdn.eksisozluk.com/2026/6/11/f/f9b...
"Gireceğiniz yerlerde başarılı olmak istiyorsanız, çıktığınız yerden selametle çıkmak istiyorsanız, gireceğiniz yerde göreceğiniz işlerinizde muvaffak olmak istiyorsanız, Allah'tan yardım istiyorsanız, güç istiyorsanız, maddi kuvvet istiyorsanız, manevi kuvvet istiyorsanız, anahtar İsra Suresi 80. ayettir: "Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ."​Anlamı: "Rabbim! Gireceğim yere sıdk (doğruluk) ile girmemi sağla, çıkacağım yerden de sıdk (doğruluk) ile çıkmamı nasip et. Ve katından bana yardımcı bir güç/kanıt ver."
Din
babam yine kapıyı ayağıyla çalıyor. gelirken elleri dolu gelmiş anlaşılan. gelirken yanında ekmek, süt, gelirken yanında proletarya, gelirken yanında berlin stalinallee yapı işçileri, csepel çelik işçileri, gelirken yanında tatabanya madencileri. babam, elleri naylon poşetler yüzünden hep kesilen, dili damağı hep kuru, akşam menülerinde hiç kere seçici, karısından bizzat çay isteyip ana haber bültenlerinin karşısında ölüye kalan babam, 1.80'e 100 kilo gururdan yapılma bir adam. bir adam ki, köşe bucak kaçtığım fakat annemin ‘gittikçe babana benziyorsun’ dediği babam. babalar, proletarya, fraternite, tabandakiler, avam, ezilenler, ezikler.. eve coca cola sokmayan babalar, bir işçi sınıfı olarak carrefourlara asla uğramayan babalar, bir işçi sınıfı olarak yapman gereken, sofrada zorla uzandığım ucuz peyniri bana yaklaştırmaktı baba. kapıları çarpmak değil, penceleri hiç değil. forsa bunca tamah edilen dünyada 8 yıl aynı gömleği giydin baba. halbuki sen saçlarını tarardın eskiden. nasıl olduklarını sorardın. şimdi pek çıkmıyorsun dışarlara. çıkma baba, zaten çıkılacak bir dışar kalmadı artık. zaten evden gayrısı kalmadı artık. sen, elinde kumandan, televizyonunda siyasi partilerin.. annem içerde öldü baba. televizyonun sesini birazcık kısar mısın?
Reklam
Reklam