Hristiyan Siyonizmi
1985 yılında yapılan bir araştırma, 61 milyon amerikalının düzenli olarak kendilerine Armageddon Savaşı'nın kaçınılmazlığını anlatan "vaizleri" dinlediğini ortaya koymuştur. bu yayınlar Amerika'daki 1400 dini istasyondan düzenli olarak halka ulaşmaktadır. Ayrıca 80.000 evanjelik papaz Çoğu buteoriyi savunan kişiler olarak her gün 400 radyo istayonundan yayın yapmaktadır.
Sayfa 199·Kitabı okuyor
Alıntı
sosyal medyanın %80 den fazlası lanet genellemeler!
İleride göreceğimiz üzere, psikanalist Christopher Bollas'ın tabiriyle faşist ruh hali, ayrılığın (benliğe ve ötekilere) militan ve paranoyak bir şekilde dayatılması, farklılığın verdiği ve bertaraf edilmesi gereken dehşettir. Bana kalırsa psikanaliz, genelleme isteğimizin hem semptomu hem de tedavisi mahiyetiyle faydalıdır.
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
(79) وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ "O'dur beni yediren ve içiren." (80) وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ ''Hastalandığım zaman, O'dur bana şifa veren." âyet-i kerimesinde "tashîf", başka deyişle "cinâs-ı hat" vardır.
Nasıl güzel yıllardı.80 lerde büyümek büyük şansmış:)
Sevginin parayla ölçülmediği ama çekinmeden harcanan paranın da sevginin varlığına kanıt olduğu zamanlarda yaşıyorduk.
A'RÂF SÛRESİ
80. Lût peygamberi de (elçi olarak gönderdik). Bir zamanlar toplumuna dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiçbirinin yapmadığı o kötü işi siz mi yapıyorsunuz?! 81. Gerçekten kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz?! Ha siz çok aşırı giden bir toplumsunuz." 82. Milletinin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: "Çıkarın bunları memleketinizden; çünkü bunlar eteklerini/namuslarını çok temiz tutan insanlar!" 83. Biz de onu ve ailesini kurtardık, ancak hanımı, kalıp yere geçenlerden oldu. 84. Ve üzerlerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak suçluların sonu nasıl oldu.
Âyet-i Kerime meali
1960-80 arası sol hareket ve kazanımları
Her şeyden önce, 1960-80 dönemi bir bütün olarak ele alındığında işçi sınıfının mücadeleciliği sermaye birikiminin önünde giderek büyüyen bir engelin yükselmesine yol açmıştır. Sayısı ve militanlık düzeyi yükselen grevler, toplu sözleşmelerde sürekli olarak yeni taleplerin gündeme gelişi, Türk-İş'in uzlaşmacı ve bağımlı sendikacılığından farklı bir solukla mücadeleye giren DİSK' in etkisi, sermayeyi gerek ücretler, gerekse haklar konusunda işçi sınıfına önemli ödünler vermek zorunda bırakmıştır. Giderek ücretler, Cumhuriyet tarihinde görülmedik bir tempoda yükselmiş, işçiler özellikle büyük işletmelerde yeni haklar (kıdem tazminatının yaygınlaşması, disiplin konularında söz hakkı, iş güvenliğinde gelişmeler) elde etmeye başlamışlardır.
Sayfa 194 - Yordam