"... Kabaca bir hesap yaptım...11 ders; 3 seneden 33 kitap; 100 sayfa ortalama desek 3300 sayfa. Bir o kadar da test kitapları olsa. 6600 sayfa. Ulan vicdansızlar üniversiteye girmek için 6600 sayfayı çalışıyor, ezberliyor, tonla da soru çözüyorsunuz. Cennete girmek için 600 sayfalık kitaptan sınava tabisiniz. Ezberlemeniz de şart değil, konuyu anlayın çözümlü örnekleri analiz edin, hayatta karşınıza çıkarsa doğru şıkkı işaretleyin yeter. Hem de sınav boyunca kitabı açıp bakmak serbest. Kopya çekmek serbest. Kopya vermek teşvik ediliyor. Ömür boyu sorumlu olduğunuz bir kitap var, ortalama ömür 60 sene desek; senede 10 sayfa, günde 0,02 sayfa lan! Bir satır bile değil. Oturdum hesapladım. Öbür tarafta diyecek lafınız yok vicdansızlar"
"Her ne yapacaksan karşılıksız yap, insandan en son bekleyeceğin şey yaptığının karşılığıdır" derdi dedem. "-Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür- ben demiyorum Allah diyor. Yarattığını en iyi o biliyor. Takma kafana torun. Günün birinde insandan karşılık beklersen o da sana hemen insan olduğunu hatırlatır."
En son Atilla Atalay'ın kitapları bana kahkaha attırmıştı. Öyle uzun süredir komidik kitap okumamışım ki, komik kitap okuma adabını unutmuşum resmen. Kendimi kaptırıp banka kuyruğunda mı kahkaha atmadım, doktor bekleme odasında mı gözümden yaş gelmedi... Zaten aynı neslin çocuklarıyız Selçuk Aydemir'le. Anlattıkları çok tanıdık. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Dört ayrı öyküden oluşan bu kitabın, Zweig okumaya başlamak için doğru kitap olduğunu düşünmüyorum açıkçası. İçlerinden en çok "Geç Ödenen Borç" isimli hikayeyi beğendim.
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma