Puan vermedi·535 syf.··
2025 330. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 21:18
Mustafa Kemal'in geçerken uğradığı cephe(!), çanakkale .. okumuş olduğum kitap mehmet niyazinin (yazarın adı mehmet değil, mehmed, farkındayım.. el alışkanlığı sebepli kendisinden yazım boyunca yeri geldiğinde mehmet niyazi şeklinde bahsedeceğim..) yedi yıllık bir çalışma, okuma, sonrası yazdığı bir çanakkale romanı.. kendisi bu romanın ortaya çıkış sürecini şöyle dile getirir; 'aslında benim tarihi olayları yazmak gibi bir niyetim yoktu. 70li yıllarda bir program için almanyaya gitmiştim. yaşlı bir prof. yanıma geldi. 'genç, bu çanakkale savaşını bir daha yapabilir misiniz?' dedi. ben tabi çok şaşırdım, ama 'yapabiliriz.' dedim. almanyaya gittiğim zaman bana hep 'çanakkaleyi anlat.' diyorlardı. ben de onların çanakkale hakkında ne yazdıklarını merak edip kütüphanelerine gittim. almanya kütüphanelerinde çanakkaleyle ilgili 700 küsur kitap buldum. sonra beyazıt devlet kütüphanesine geldim. orada ise çanakkale hakkında o zamanlar sadece 23 kitap vardı. biraz araştırdım, okudum. bir gün beyazıt kütüphanesinde araştırma yaparken, Osman Selim Kocahanoğlu diye biri geldi kütüphaneye. bana orada ne işim olduğunu sordu. 'çanakkale hakkında bir kitap yazmak istiyorum, ama altından kalkabilir miyim bilemiyorum.' dedim. 'çanakkalede ne var, gavurlar bize hücum etti, askerlerimizi görüp çekip gittiler.' dedi. bunu söyleyen de üniversite mezunu biri. 'sen bunu söylüyorsan, bunu yazmak üzerime farz oldu. dedim ve yazmaya başladım. çanakkaleyi ciddiye almıyorlardı. çünkü orada ne olduğunu bilmiyorlardı.' şimdi de bu düşünceden hareketle yazılmış romanın içeriğine bakalım biraz.. Mehmed Niyazi nin yazdığı Çanakkale Mahşeri adlı kitap çanakkale savaşının başladığı ilk zamandan (kasım 1914) itilaf devletlerinin çekildiği zaman (ocak 1916) aralığını kapsayan bir roman.. bu da haliyle
Mustafa Kemal Atatürk
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Yayınevi · 20082,084 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 17:51
Çanakkale Mahşeri/ Mehmed Niyazi 18 Mart Çanakkale Zaferinin mimarı Şehitlerimize, Gazilerimize, Canı ve kanıyla emsalsiz mücadeleyle düşmana geçit vermeyen Aziz Milletimizden Allah razı olsun. Şehitlerimizin ruhu şaad olsun. Mekanları Cennet olsun. Saygı, Sevgi ve Özlemle anıyorum. "Sai sağ elini heybenin bir gözüne soktu; bir mektup çıkardı ve bağırdı. -Memed oğlu Kara Ali! Değişik yerlerden sesler yükseldi. -Cennet-i Alâ' da! -Mertebesine erdi." (sayfa/319) Çanakkale zaferi; Senesi, durumu, konumu ve sonrasında ki olacaklar, gerçekleşmesi muhtemel olumlu veya olumsuz sonuçlar açısından da çok önemli dir. Orada yapılan mücadele, özveri, kahramanlık, fedakarlık bambaşkadır. Çanakkale zaferi adına nice kitaplar yazılmış, filimler çekilmiştir. Çanakkale bir Millet için ne demek? kıymeti "Vatan sana canım feda" sözünü uygulayanlarındır... İşte yazarımız . Mehmed Niyazi / Çanakkale Mahşeri isminde de yola çıkarak o mahşeri, o duygu ve düşünceyi hissettim. Kitabın başından sonuna kadar.. haritada ki tepe, cepe, siper, bayır, toprak, hat.. üzerinde savaş meydanlarını geziyor... kan, mücadele, özveri, şehit, gazi, düşman, plan, taaruzlara şahit oluyorsunuz..Kahramanlarımızı tanıyor, vermiş oldukları hayat mücadelesinin yarı sıra yer yer , hüzün, özlem gibi değişik duygulara gark oluyorsunuz..Yazarın etkili kalemi ve konu'nun itibari ile sıkılmadan okuduğumu belirtmek isterim. güzel bir eser olmuş..beğendim. merak eden okurlara tavsiye ederim. "Ne esrarlı bir alemde yaşıyoruz....Zaman çözülmez bir bilmece...Dünya döndüğü için mi oluşuyor; yoksa zaman olduğu için mi dünya dönüyor?...Baktığımız her yerde esrarlı bir iz görüyor, sanki bizi çağıran bir ses işitiyoruz...Nedir bunlar? Bunları lif lif çözsek, yeni bir sırla karşılacak mıyız?..." (sayfa/427)
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 20232,084 okunma
Reklam
tarihi roman
10/10
·392 syf.··
2025 2. kitabı
Bana kitap okumayı sevdiren tarihi roman. Sayesinde nerdeyse Mehmet NİYAZİ’ nin bütün romanlarını okudum. Yemen savaşını, askerliği, dönemin zorluklarını ve sılaya hasreti anlatan dramı sonuna kadar hissettiren bir kitap… Mehmed Niyazi (Akyazılı Mehmet)
1000Kitap
Yemen! Ah Yemen!Mehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2024846 okunma
Puan vermedi·624 syf.·
2025 1612. kitabı
Blogumdan alıntılanma yapıyorum. Spoi içerir. Yazar, 8 şubat 1828 tarihinden Fransa'nın Nantes kentinde köklü bir burjuva ailesinin. çocuğu olarak dünyaya gelir. Dava vekilliği yapan babası, yazarın kendisini de avukat olmasını ister. Ama yazarımız dünyayı keşfetmek ve yeni insanlarla tanışmak istiyordur. Babasının baskıları ve otoritesi yüzünden on bir yaşından evden kaçarak bir gemi ile Batı Hint Adalarına gitmeye kalkışır ama fark edilince, ilk limanda ailesine teslim edilir. Banası yüzünden hukuk eğitimi alır ve 1850 yılında doktora tezini yazarak Paris'e taşınır. Burada birçok küçük tiyatro ve opera eseri yazarak yazarlığa ilk adımını atar. Edebiyat salonlarına giderek Alexandre Dumas Pere ile burada tanışır ve Alexandre Dumas Pede, yazarımıza tiyatro salonunda bir iş bulur. Babası ümitsizliğe kapılarak, son çalışmasını borsada satarak, yazarımız için 1857 yılında borsada bir devlet memurluğu satın alır. Kardeşi Paul, gemici olur ve aynı yıl iki çocuk annesi dul bir kadın olarak Honorine Morel ie evlenir. !861 yılında oğlu Michel dünyaya gelir. Daha sonrasında farklı ülkelere seyahatler, okumalar ve tekne satın alıp gezmelere çıkar. Çocuğu Michel ile hiç anlaşamıyor ve sürekli oğlu ile sorun yaşayan yazarımız istediği gibi bir özel hayat yaşayamaz ama kişiliğini koruyarak edebiyat hayatında istediği hayatı sürdürür. Gezilerini ve gezilerindeki yolu kitaplarına yansıtan bir yazar. Kitabımızda Türkçe yayımlanmamış 22 hikayesi yer almakta ve üç bölümden oluşmakta. Her bölüm sonrasında bilgilendirmeler yer almakta. İlk hikaye Gil Braltar isimli generalin Cebeli Tarık boğazında yaptığı yolculukta yaşadıkları ele alınıyor. Bu bölgedeki yaşananlar hem Büyük Britanya için ders olmuş hemde bu bölgenin insanlar tarafından zapt edilemeyeceği anlaşılmış. İkinci hikaye
ÖykülerJules Verne · Elma Yayınevi · 2020138 okunma
Çanakkale Mahşeri
Puan vermedi·448 syf.··
2024 85. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 21:02
Çanakkale Mahşeri, Türk edebiyatına adını altın harflerle yazdırmış bir eser. Mehmed Niyazi bu alanda yetişmiş, en iyi tarihi romancılardan. Uzun zamandır okumak istediğim bir eserdi, nasip bugüneymiş. Eser size sanki Çanakkale cephesini bir film şeridi gibi anlatıyor, okuması belki kolay değil evet ancak kitap bittiğinde tüyleriniz diken diken oluyor. Eserin içerisinde belki yüzlerce karakter ismi geçiyor hepsinin hikayesi birbirinden farklı, onları aynı çatı altında birleştiren Çanakkale olmuş. Anadolu insanının o çetin savaş zamanlarında vermiş olduğu mücadeleyi, kitabı okurken iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Zihninizin bir köşesinde Esat Paşa bir köşesinde Hamilton devri daim yapıyor. Molla Kazım'lar, Sakacı Mıstık'lar, Seyit Onbaşı'lar, Cevat Paşa'lar; Seddülbahir'de, Anafartalar'da, Suvla'da, Gelibolu'da aynı kaderin yolcusu olarak mücadele etmiş. Bu aziz vatanın kolay kazanılmadığının en büyük örneğidir Çanakkale Mahşeri... İlgilisine, okumak isteyene tavsiye olunur. Okuyalım okutalım... Mehmed Niyazi Çanakkale Mahşeri
Alıntı
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 20232,084 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2024 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2024 17:44
Mehmed Niyazi Sakarya’nın Akyazı ilçesinde 8 Nisan 1942’de dünyaya geldi. Akyazı ilkokulu ve Ortaokulu’nu bitiren Özdemir,1957’de Haydarpaşa Lisesi’ni, 1964’te ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Felsefe bölümünde de sertifika aldı. Felsefe doktorası yapmak üzere gittiği Almanya’da, Goethe Enstitüsü’nde dil öğreniminin ardından Marlburg, Bonn ve Köln üniversitelerinde araştırmalar yaptı. Mehmed Niyazi Özdemir, 11 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul’da Acıbadem Koşuyolu Hastanesi’nde vefat etti. Anadolu’nun Tepeköy köyünde doğmuş, küçük yaşlarda babası Yusuf’u kaybederek yetim kalmıştır. Annesi Fadime Hanım bir daha evlenmemiştir ve eşi Yusuf’u Bey’in vasiyetini yerine getirmek için oğlu Murat’ın okumasını istemiştir. Fadime Hanım oğlu Murat’ı ücretsiz bir şekilde okutabilmek için İstanbul’da bir İmam Hatip Okulu’na başvuruda bulunup dilekçe yazmıştır. Nihayet Murat okula kabul edilmiştir. Bu sonucu gören Fadime Hanım eşi Yusuf Bey’in vasiyetini yerine getirdiği için ve oğlunun iyi bir geleceği olacağı düşüncesinden dolayı çok sevinmiştir. Murat’ın gurbet yolculuğu başlamıştır. İmam Hatip Okulu’nu bitirdikten sonra İslam Enstitüsü dönemi başlamıştır. Fakat bu dönemde maddi sıkıntı çektiğinden dolayı öğrencilik hayatının yanında bir mescitte namaz kıldırarak geçimini sağlamıştır. Enstitü bitince stajyer öğretmenliğe başlamıştır. Ders anlattığı bir günde teftiş için gelen müfettişin ‘kendi değerlerine yabancı’ raporu ile öğretmenlik mesleğine tam olarak başlamadan veda etmek zorunda kalmıştır. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki çalışan bir arkadaşının yardımıyla Kars’ın Selim ilçesine bağlı bir köyde imam olarak atanmıştır. Olay örgüsünün büyük bir kısmı burada geçmektedir. Daha sonra uğradığı haksızlık yüzünden hapishaneye düşmüştür. Hastalığının artması
Varolmak KavgasıMehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2018387 okunma
Reklam
Reklam