Puan vermedi
UYSAL KIZ-DOSTOYEVSKİ,88 sayfa Fyodor Dostoyevski’den kısa bir öykü kitabı Uysal Kız .Yazar “ kısa olmasına rağmen bir aya yakın ciddi bir biçimde uğraştım “diyor önsözde. Uysal Kız ,genç karısının intiharından sonra bir rehincinin içine düştüğü vicdan azabını ve evliliklerinin yıkım sürecini anlatır. Kitap, gurur, iletişim kopukluğu, güç savaşı ve pişmanlık temaları üzerine derin bir psikolojik iç hesaplaşmadır. Öykü, bize genç karısının intiharı karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayan,kafası karışmış,hata kimde diye kendisiyle öz eleştiri yapan bir adamı anlatıyor.Ama bu öz eleştiri zaman zaman tarafsızlıktan çıkıp neredeyse kendini aklama yoluna gidiyor. Adam, karısının cesedi hala odadaki masanın üzerindeyken, yaşananları kendi kendine itiraf eder gibi, kopuk kopuk ve büyük bir şok içinde anlatır. Öykü karakteri aşırı hastalık kaygısı yaşayan( hipokondriyak) ve kendi kendine konuşan bir tip.Sürekli olan olayları konuşuyor,geçmişe gidiyor,kendi hatalarını görüyor ama en çok da karısını suçluyor bunlara sebep oldu diye.Sonra tekrar pişmanlık içinde kendini suçluyor. Hikaye, 41 yaşındaki eski bir subay olan tefeci ile onun dükkanına eşya rehin bırakmaya gelen 16 yaşındaki yoksul ve kimsesiz bir kızın evliliğini konu alır. Rehinci kızı "kurtardığını" düşünerek onun üzerinde mutlak bir egemenlik kurmak ister. Bunu da fiziksel şiddetle değil, korkunç bir sessizlik ve soğuklukla yapar. Karakter, genç kadının gururunu kırmak, onu kendisine tamamen boyun eğdirmek için evde bir sessizlik savaşı başlatır.Kadının canlılığını, neşesini ve gençliğini bu sessizlikle yavaş yavaş tüketir.Kız başlangıçta gerçekten uysal, saf ve kabullenicidir. Ancak uğradığı psikolojik baskı karşısında tamamen içine kapanır.Kocasına isyan esip bağırıp çağırmak yerine ölümü seçerek
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Doğan Kitap · 202310,9bin okunma
3/10
·88 syf.·
2026 152. kitabı
Gazze'nin Son Kitapçısı Rachid Benzine Rachid Benzine’in kaleme aldığı ve Fransa’da ses getiren Gazze’nin Son Kitapçısı, hacim olarak oldukça küçük bir eser. 88 sayfadan oluşan bu ince romanı, dilinin akıcılığı sayesinde birkaç saat gibi kısa bir sürede soluksuz okumak mümkündı. Yazarın ajitasyondan uzak, sade ve ölçülü üslubu, okuyucuyu Gazze'nin dumanı tüten harabeleri arasına zahmetsizce çekiyor. Kitap, edebi ve tematik olarak aslında çok güçlü bir zemin üzerine kurulmuş. Gazze’de her şeyini kaybetmesine rağmen sahaf dükkanına ve kitaplarına tutunmaya devam eden yaşlı sahaf Nebil El Cebir’in hikayesi, Filistin halkının yaşadığı derin acıları ve yok edilmek istenen hafızayı çok güzel özetliyor. Durumu belgelemek isteyen genç Fransız fotoğrafçı Julien’in yolu Nebil ile kesiştiğinde, hikaye sadece bir savaş tanıklığı olmaktan çıkıp insani bir derinlik kazanıyordu. Bombaların altında bir kitabevini açık tutmanın, bir sayfa çevirmenin aslında kültürel kimliği korumak adına sessiz ama sarsıcı bir devrim, asil bir direniş biçimi olduğu fikri kitapta başarıyla işlenmiş. Filistin’in dramını bu denli yalın ve vakur bir dille anlatması, eserin en büyük artısı. Ancak kitabın bu takdir edilesi edebi başarısı ve Filistin'in acılarını aktarmadaki hassasiyeti, ne yazık ki kurgunun satır aralarına, hatta merkezine yerleştirilen belirgin bir ideolojik dilin gölgesinde kalıyor. Yazar, anlatı boyunca adeta buram buram bir "dinler arası diyalog" dili kullanıyor. Metni okurken, bir dönem Türkiye'de ve dünyada belirli çevrelerin (özellikle Fetullahçıların) diline pelesenk ettiği yapay, dayatmacı ve baskın diyalog söylemini hissetmemek imkansız. Romanın bütününe yayılan, sürekli üç dine mensup insanları bir araya getirme
Edebiyat
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025197 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·80 syf.··
2026 12. kitabı
88 sayfalık ansiklopedi… Felsefe,Edebiyat… varda var. Kitabı gözünüz ile hızlı okursanız 2 saatte biter. Ruhunuz ile okursanız belkide kapak kapanır ve açılmaz. İki kavuşamayan aşk; hepimize tanıdık bir çoğumuz bu duyguyu bizzat tecrübe etti. Defalarca kitaplarda bu hikayeleri okuduk. Böylesini okumadınız. Allaha böyle dua eden bir kadın duymadınız… Kitabı okudukça duygularınız kabaracak,soluğunuz kesilecek,kemikleriniz kırılıyor gibi hissedeceksiniz. Ve Ruhunuz başkasına, bedeniniz başkasına ait olduysa belkide okumamalısınız !
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
10/10
··
Beğendi
Ne Okuyorum Victor Hugo - Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Victor Hugo'nun daha 26 yaşındayken yazdığı ve edebiyat dünyasında ölüm cezasına karşı ses yükselten en güçlü, en sarsıcı başyapıtlardan biri. ​ Kitaptan Akılda Kalanlar Giyotin sırasını bekleyen o isimsiz mahkûmun şu sözleri insanın içine işler: ​"Kendi kendime diyorum ki: 'Ölümden kaçış yok.' Ama bu düşünce beni rahatlatmıyor. Önemli olan ölümün kendisi değil, onun geleceğini bilerek beklemek." Kitap, hücresinde gün sayan bir mahkúmun zihninin içine fırlatır okuyucuyu. Suçunun ne olduğunu asla öğrenemeyiz; çünkü Hugo bize bir "suçlu" değil, ölümle yüzleşen bir "insan" portresi çizmek ister. Adaletin, giyotinin soğuk yüzünün ve toplumun bu vahşeti bir seyir zevki olarak görmesinin muazzam bir eleştirisidir. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Dizi | Alt Dizi: Dünya Klasikleri | Fransız Edebiyatı Tür: Roman Sayfa Sayısı: 88
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 23. kitabı
Bu hepi topu 88 sayfalık kitap hakkında aslında söylenecek çok söz, yazılacak çok kelime var. Lakin yazarın da dediği gibi: “Bu topraklar (Gazze), intikamların üst üste yığıldığı, kinlerin kat kat biriktiği, hüznün hüzünle örtüldüğü bir ağıt gibi.” O yüzden kelimeler kifayetsiz kalıyor. Yazar, bazı noktalarda kitabın gerçek yazarı olan gazeteciye sesleniyor. Geçişler yeterince belirgin olmadığı için arada kopmalar yaşanabiliyor. “Ne oldu şimdi, bunu kimin ağzından okuyoruz ya da dinliyoruz?” diye düşündüğüm yerler oldu. Onun dışında okuyucu, akıcı ve vurucu bir hikâyenin içinde kayboluyor. En azından bende bu hissi uyandırdı. Nebil’in çocukluğu çok zor geçmiş; vatansız ve kamplarda büyümüş. O da yetmezmiş gibi tam bir şeyler düzelmeye başladı derken hayatında hiç unutamayacağı ağır yükler binmiş omuzlarına. Vatanı ve intikamı için mücadele ederken 20 yıl hapis yatmış, karısından ve kızından ayrı düşmüş. Anne ve babasının cenazesine bile gidememiş. İşte o yirmi küsur yılda kitaplara sığınmış; dünyadan tamamen kopmadan, ondan uzaklaşmanın yolunu böyle bulmuş. Yaşlı Nebil El Cebir, bu saçma, öfkeli ve insanlık dışı dünyada kitapların arasında kaybolmuş. Gün ışığı onun için kitaplarını okuyabilmesini sağlayan bir lamba olmuş. Bunu da bir gazeteci keşfetmiş ve ortaya içinizi burkan bu hikâye çıkmış. Tüm bu yaşananlar için çok üzgünüm. Bu kitap bana o topraklarda yaşanan acıları çok net bir şekilde hissettirdi.
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025197 okunma
5/10
·88 syf.·
2026 150. kitabı
Heyula Halide Edib Adıvar Halide Edib'in ilk defa bir eserini okuyorum. Eser, yazarın tamamlanmış ilk kurmaca metni olma özelliğini taşıyor. 88 sayfalık ince bir kitap olmasına rağmen, barındırdığı yoğun ve tekinsiz atmosfer sebebiyle acele etmeden, zamana yayarak okuduğum bir süreç oldu. Dili oldukça ağır, neyse ki kitabın sonuna geniş bir sözlük eklenmiş. Hareketli bir hikaye bekleyenlere yavaş gelebilir ancak insan psikolojisini, dönemin sinir hastalıklarını ve gerilimlerini merkeze alan yapısıyla karakterlerin ruh halini çok güçlü hissettiriyor. Kelime anlamı "ürkütücü hayal" olan Heyula, üst sınıf Osmanlı kadınlarının histerikleştirildiği metinler silsilesinin önemli bir parçası. Bu yönüyle Fatma Aliye ve Ahmet Mithat’ın Hayal ve Hakikat’ini hatırlatırken, bir yandan da yazarın sonraki ünlü eseri Handan’ın ön metni gibi konumlanıyor. Eserde bir nevi "Heyula"mız olan, içine kapanık Selma'nın hikayesini okuyoruz. Bir adamın ona duyduğu derin aşkın yanında, Şahap’ın Paris’ten getirdiği hipnoz teknikleriyle Selma’yı iradesizleştirip kendine tabi kılması, edebiyatımızda psikolojik tasvir ve tedavi teması açısından oldukça öncü bir durum... Haşim Bey ve Ziya Bey'in de tanıklık ettiği bu dramatik savrulmada, zavallı Selma'nın buhranını okuyoruz...
Edebiyat
HeyulaHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2019289 okunma