Bana burada özgür olduğumu söylüyorlar ama Amerika'da hiç kimse özgür değil; Başkan bile değildir. Malî açıdan özgür olduğum iddia ediliyor. Bu da doğru değil. Bu taksinin benim olduğunu söylüyorlar ama aslında bankaların. Hepimiz bir başkasının kölesi olan yöneticilerin kölesiyiz.
Bazen Beşinci Cadde ya da Wall Steet'teki büyük, ünlü yapılara girip çıkan, ellerinde küçük, kaliteli deri çantalar taşıyan şık beyleri görüyor ve insanın kendini asıl bu tiplerden koruması gerektiğini düşünüyordum. Bu çantaların içinde "Gelişim projeleri" adı altına gizlenen dosyalarda çoğunlukla gereksiz barajlar, zehir üretecek fabrikalar, tehlikeli nükleer santraller, bir ülkeye girdi miydi bombadan daha fazla zarar veren kurban yaratan zehileyici televizyon kanalları bulunurdu. Acaba gerçek "teröristler" onlar mıydı?
Gazetenin, her bir kişinin ölümüyle ilgili olarak belirgin bir neden göstermeye çalışması bana tuhaf geliyordu. Hiç kimse için şöyle bir şey yazmıyordu:"öldü, çünkü doğmuştu."