Nisa Altıparmak

Nisa Altıparmak
Türkçe öğretmeni
47 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Geçmiş yalnızca değiştirilmekle kalmamış, resmen yok edilmiş, diye geçirdi aklından. İnsan kendi belleği dışında hiçbir kayıt olmayınca en belirgin gerçeği bile nasıl kanıtlayabilirdi ki?
Sayfa 46 - Can
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiç kimse infaz hücresinden sehpaya giden yolda uyuyamaz; ama hepimiz ana rahminden mezarlığa giden yolda uyuruz.
9/10
·225 syf.·
2019 1. kitabı
Hayatımda karşılaşmak istemeyeceğim manzaraları, güçlü tasvirleri ile yaşatan; ruhumu kesip atan kitap. Savaşı liseli kahramanımız Paul'un ağızından dinliyormuşuz hissi uyandırdı ve birçok duyguyu da beraberinde getirdi. Kitabın başlangıcından sonuna kadar savaşı övgüyle dinledikleri öğretmenlerine sitemlerine şahit oluyoruz: Onların öğrettikleri dünya görüşü bombardımanla beraber yıkılıvermişti. Hayalleri, gelecekeleri olmayan çocukların cephede açlıkla, hastalıkla, insanlıklarıyla olan mücadeleleri savaşın gerçeklerini ortaya koymaya yeterliydi. Kendilerini "öldürebilen ölüler" olarak tanımlayan Paul ve arkadaşları cephe içerisindeki iç sesim oldular. Sistemi, savaşı, ölümü, insanlığı sorguladılar. Aslında ölmemeye programlanmış bu gençler ellerinden geldikçe öldürüyor, öldürdüklerinin ise insan olduklarını -tıpkı kendileri gibi- unutuyorlardı. Kitabın can alıcı noktalarından bir bölümünde anlatılan buydu işte. Neden düşünmedim savaştıklarımın annesini, karısını, yüzünü? Kitapta her on sayfada bir içimi acıtan cümleleri oldu bu çocukların. Bir çocuk savaşçının ne hissettiklerini anlatmaya yetti. Savaşta sınıf ortamını korumaya çalışan arkadaşlar gördüm. Anlatılanlar belli muzipliklerle hayatta kalmaya çalışan bir grup genç yaşamın körelişiydi. Kitapta naçar, mafsal, cerahat kelimeleri kullanıldı. Ardı ardına... Aslında kitabı özetlemeye yetecek kelimelerden birkaçıydı bunlar. Mafsallardan bahsedildi sayfalarca, ölen insanları izleyen çaresiz gözler betimlendi... Arkadaşlarını kaybetmekten korkan bir çocuk anlatıldı... Paul memleketine döndüğünde savaşı, mücadeleyi ve zorluğu ancak yaşayanları tebriklerle anlamaya çalışan halkına, hastanelerde gördüklerini anlatmaktan yorgun bir genç vardı. Umut etmekten korkan, yaşamın neresinde olduğunu bilmeden yaşama tutunmaya
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,058 okunma
Bir gün gelir de harp biterse, bizden ne beklerler? Yıllar yılı bizim işimiz öldürmek oldu... hayatta ilk mesleğimiz bu oldu. Hayat namına bildiğimiz şey ölümden ibaret. Bundan sonra artık ne olabilir? Bizim halimiz nice olacak?
Sayfa 203 - Everest