9 eylül 2016
Cennete gidince foyası ortaya çıkacak ruhlarla akranız.
Sayfa 135 - can·Kitabı okudu
Birleşik Krallık devleti tarihi boyunca birçok farklı isim vasıtasıyla anılmış bulunmaktadır. Bunların ilki muhtelif Anglo-Sakson krallıklarının bir araya gelmeleri sonucu 927 yılında kurulmuş, 1542 yılında Wales’ı ilhak etmiş ve 1707’de de İskoçya Krallığı ile birleşmiş olan İngiltere Krallığı’dır. Bu birleşme sonucu ülke adını değiştirmiş ve Büyük Britanya Krallığı ismini almıştır. Büyük Britanya Krallığı da 1798 yılında İrlanda Krallığı’nı mağlup etmiş ve takip eden zaman diliminde ada ile birleşerek 1801 yılında Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı adını benimsemiştir. İrlandalıların bağımsızlık mücadeleleri sonucu ise 1921 yılında Özgür İrlanda Devleti kurulmuş ancak Kuzey İrlanda bölgesi bu yeni devletin içerisinde yer almayı reddetmiştir. Böylelikle ülke yeniden isim değiştirerek Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı adını almış ya da yaygın biçimde telaffuz edilmekte olan ismi ile bugünün modern Birleşik Krallık devleti haline gelmiştir. (...) Britanya, 16. ve 18. yüzyıllar arasında kolonilerine karşı merkantilist bir politika izlemeyi tercih etmiştir. Bu dönemde sömürgelere değerli maden akışı engellenmiş ve tüm ticari faaliyetlerin İngiliz tayfalar barındıran Britanya gemileri tarafından gerçekleştirilmesinde karar kılınmıştır. 1700’lü yılların sonlarına doğru ise bilhassa Sanayi Devrimi ile de birlikte bu merkantilist görüş yerini zamanla Adam Smith kapitalizmine bırakmıştır. On Üç Koloni’nin kaybı sonrasında İngilizler ikinci bir imparatorluk tesis etmişler; Avustralya, Kanada, Asya bölgeleri ve başlıca Hindistan da bu ikinci imparatorluğun en önemli sömürgeleri konumlarında bulunmuştur. Ancak Amerikan bağımsızlığının ardından ticaret hacimlerinde pek bir düşüş yaşanmamış olduğunu fark eden İngilizler, takiben de resmi
Sayfa 161·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
618 ve 907 seneleri arasında, daha önce de yer verilmiş olduğu üzere, Çin devleti Tang Hanedanı’nın yönetimi altında bulunmuş ve bu dönemi kapsamında da ilk proto-kâğıt birim niteliklerini arz eden “Uçan Paralar” meydana getirilmiştir. Song Hanedanı’nın hüküm sürmüş olduğu 960 ile 1279 yılları arasındaki zaman zarfı da anonim şirketlerin kurulmaları ve “Jiaozi” adlı ilk devlet destekli kâğıt para birimlerinin tedavüle sürülmeleri gibi yenilikleri içermiştir. Yuan Hanedanı, 1271 ile 1368 seneleri arasında hüküm sürmüş ve yüksek düzeylerde bir enflasyon neticesi verecek olan desteksiz niteliklerdeki “Zheng Jiaochao” adlı fiat birimlerin basılmaları da bu süreç dahilinde yetkilendirilmiştir. Bunlara ek olarak Ming Hanedanı (1368-1644) döneminde yaşanmış olan bir hiperenflasyon durumu, halkın gümüşü benimsemesi ile sonuçlanmış bulunmaktadır. Daha yakın bir dönemi ise Qing Hanedanı ile başlayarak kısaca ele alabilmek mümkün olacaktır. (...) 1644 ile 1911 yıllar aralığı Çin’in son hanedanlık dönemini oluşturmuş, bu yıllar arasında da ülkede Qing Hanedanı hüküm sürmüştür. 16. ve 19. yüzyıllar boyunca bilhassa lüks Çin mallarına yönelik bir talep meydana gelmiş ancak ticaret güncel olarak Guangzhou bölgesinde yer alan ve o zamanki adı Canton olmuş olan bir liman şehrine sınırlandırılmıştır. Britanya ise bu süreç dahilinde Bengal ve Ganj Nehri Ovası’nda normalden güçlü niteliklerde bir afyon türevi üretmiş ve de bu mallarını satmak niyetini taşımıştır. Çin, Britanya’nın söz konusu üretimi yüzünden çok zorlu bir dönemin içerisine girmiştir. 1650 ve 1880 yılları arasında ülkenin afyon tüketimi 130 kat artış göstererek 6500 ton kadar olduğu miktarlara erişmiştir. Çin’in bu duruma muhalefeti sonucu iki ayrı Afyon Savaşı yaşanmış ve Qing Hanedanı her ikisinden de mağlup
Sayfa 141·Kitabı okudu
AnayaSA Mahkemesi Hukuk derslerinde profesör desre girer tahtaya AnayaSA yazar Beşeri adaletin nasıl işlediğine dair mesajı Anayasa kelimesinin son iki harfi ile verirdi 1938 yılını beklediler burjuva dayatmasına başlamak için 1923-1938 yılları arası Türkiye Cumhuriyeti'nin en şerefli yıllarıydı. Bütün devrim Mustafa Kemal Atatürk demekmiş. Yanında devrim isteyen ve devrime sahip çıkacak kimse yokmuş 15 yıl pusuda beklemişler şer bir düzen kurmak için. Nitekim eğitim ve öğretim kalitesini akılcı ve bilimsel uzaklık biat ve itaat kalitesizliğine düşürecek din eğitimi ve öğretimi ile başlayarak devrimi durduruyor devrime sahip çıkmayacak, hatta Cumhuriyet'i yıkıma uğratacak bir süreci çok partili ve ideolojili komünizm düşmanlı bir tuzak ile bir taraftan komünizm ve sosyalizm isteyen ideolojileri de sahaya sürerek merkez siyasete muhafazakar, sözde milliyetçilik adı altında ırkçı, dini siyasete alet eden dinci ideolojili siyasi partileri siyasetin arka bahçesi imam hatip okullarından besliyorlardı. İstikbal ve İstiklal savaşında İngiliz ve Amerikan mandası isteyenleri her konuda söz sahibi yapacak tüm gayretler 1950 yılında Amerikan yardımları Kore'ye kan satısı ile nato emrine girecek olan sermaye ve siyaset anlayışı hakim oluyordu. Ne zaman işler ters gitmeye başlayınca nato subayları satın alınıyor askeri darbeler yapılıyor komünizm tehdidi de canlı tutularak tarikat cemaat, siyaset ve sermaye soygun düzeni batı yeryüzü çetesi yararına ve Amerika'nın silahlı finosu Filistin topraklarında terörü parayla bir yapı kurarak sapkın din projesini uygulamaya koyuyordu. Siyasetin bu sapkın anlayışı desteklediği anlaşılmasın diye her cuma namazı çıkışı kahrolsun....... terörü diye toplumun (biat ve itaat cemaati) gazı alınıyordu. Gerçek ise öyle değildi. Mustafa
Bozkurtların Ölümü'nde Zaman-Roman ile Tarihî Olayların İlişkisi: Olaylar 621'de başlar, 639'da son bulur. "Romanın Hikâyesi"nde Atsız, tarihe sadık kalacağını belirtmiştir. Gerçekten de romandaki ana olaylar, tarihte geçen olaylarla örtüşmektedir. Bunu göstermek için 621-639 yılları arasındaki Kök Türk tarihini özet olarak vermek gerekir. 620 yılının sonlarıdır. Çu-lo Kağan, müttefik kuvvetlerle Çin'e akın yaparak Sui hanedanını devirmeye hazırlanmıştır. Fakat o sırada zehirlenerek öldürülür. Eski Tang Tarihi adlı Çin kaynağına göre halk, Çu-lo Kağanı zehirleyenin Çeng Yüan-şov adlı bir casus olduğuna inanmaktadır. Aynı kaynağa göre, Çu-lo hastalanınca Çinli eşi İ-çeng ona “beş yıldız" denilen tozdan yutturur; kağan kısa bir süre sonra bezeler çıkarır ve ölür (s. 155-157). Atsız, romanda olduğu gibi Türk Ansiklopedisi'nde ki "Kara Kağan" maddesinde de Çuluk Kağanı zehirleyenin İçing Katur olduğunu yazar (Atsız 2014: 118). Çu-lo'nun kardeşi Bagatur Şad, İl Kağan unvanıyla tahta oturur. Töre uyarınca İ-çeng Katun ile evlenir. İ-çeng Katun, Çin'in Sui hanedanından bir prensestir. Kök Türklere gelin geldikten sonra Çin'de bir darbe olmuş ve Tang hanedanı, Sui'leri yok ederek başa geçmiştir. İ-çeng Katun, önceki eşine olduğu gibi yeni eşi İl Kağana da telkinler yapmakta ve kağanın, Tang hanedanını devirip Sui hanedanını Çin tahtına oturtmasını istemektedir (s. 157-160). 622 baharı gelmiştir. Kök Türk ülkesinde kıtlık vardır. Yaz gelince İl Kağan büyük bir orduyla Çin'e akın yapar. Çin Seddi aşılır. Çinliler barış ister. Çin hükümdarı Gao-tsu'nun barış talebi için Kök Türklere gönderdiği elçi, Çeng Yüan-şov'dur. Barış yapılır; Türkler bol ganimet ve haraçla geri döner (s. 160-161). 622 kışında İl Kağan, Batı Kök Türk kağanı Toŋa Yabgu ile saldırmazlık anlaşması yapar (s.
Romanın Hazırlanması ve Yayını Bozkurtlar Diriliyor romanının yazımı 15 Nisan 1949'da bitmiştir. Hacaloğlu'nun kitabında 19 Ocak 1946 ile 16 Aralık 1948 tarihleri arasında Atsız'ın sadece sekiz mektubu vardır. Bunların hiçbirinde bu romanı yazdığından bahsetmiyor. Şüphesiz daha pek çok mektup olmalıdır. Nitekim Hacaloğlu, Koman'a yazılan bir mektubun dipnotunda "Atsız'ın Mesud Koman'a yazdığı ifade edilen 40'a yakın mektubun akıbetinden haberder değiliz." demektedir (2013: 24). Atsız 1947-1949 yıllarında Türkiye Yayınevi'nde tarih uzmanı olarak çalışmıştır. Bu işi, 25 Temmuz 1949'da Davutpaşa Ortaokuluna tayin edilinceye kadar devam etmiştir. Yayınevinde çalışmaya başladığı tarihi kesin olarak bilmiyoruz. 01 Eylül 1947'de Arif Türkdoğan'a yazdığı mektupta Türkiye Yayınevi'nde çalıştığını belirtmiştir. Hiç şüphesiz çalışmaya başlama tarihi bundan öncedir. Bozkurtlar Diriliyor romanını da Atsız'ın Türkiye Yayınevi'nde çalıştığı 1947-1949 yıllarında yazdığını düşünüyorum. Atsız'ın arkadaşı ve yayınevinin sahibi olan Tahsin Demiray, Bozkurtların Ölümü için olduğu gibi Bozkurtlar Diriliyor için de Atsız'ı "sıkıştırmış" olmalıdır. Şüphesiz bunda hem arkadaşlığın hem de ilk romanın ticari başarısının rolü vardır. Neticede Atsız bir iki yıl içinde Bozkurtlar Diriliyor romanını yazmıştır. Aslında Atsız'ın ikinci romanı, çok önceden, daha Bozkurtların Ölümü'nü yazarken tasarladığını düşünmemiz için sebepler vardır. İlk sebep Urungu'dur. Birinci romanın sonunda (s. 271) Kür Şad'ın eşi, dört yaşındaki oğlunu alarak bilinmedik bir yere doğru gitmiştir. Dört yaşındaki oğul, ikinci romanın kahramanı Urungu'dur. Yani Atsız, ikinci romanın kahramanını, birinci romanda kurtarıp sonraki maceraya hazırlamıştır. İkinci romana hazırlanan kahramanlardan biri de Onbaşı Pars'tır. Almila ile