52. BÖLÜM
🌹 İnci🌹
Bugün oda her zamankinden daha aydınlık, sanki içimdeki taze baharın yansımasıyla yıkanmış gibiydi. Sözcükler ağzımdan birer kuş gibi kanatlanıp çıkarken, bu kez hüzne ya da gözyaşına yer yoktu. Anlattıklarım sadece güzel günlerden ibaretti. Bugün istediğim yardım değildi, mutluluğumu paylaşmaktı. Funda Hanım, zarif duruşuyla gözlerini kırpmadan dinliyordu beni. Ben ise anlatırken yorulmak nedir bilmiyor, içimdeki mutluluğu onunla paylaşıyordum. Nihayet son cümleyi kurup susmayı başarmıştım.
"İnci, duyduklarıma gerçekten çok sevindim. İkinizin adına çok mutluyum. Bak senin şeffaf oluşun Serkan’ı senden uzaklaştırmadı, aksine sana daha da yaklaştırdı. İlişkinizi daha net hale getirdi... Mutluluğu fazlasıyla hak ediyorsun ve doğru seçim yaptığını biliyorum.” Derince nefes aldı. Gözlerimin içine dikkatlice baktı ve ellerini masasında birleştirerek konuşmasına devam etti. "Şimdi sana bir şey diyeceğim ve senden sadece beni dikkatle dinlemeni istiyorum. Tıpkı senin, buraya gelip hayatının en özel, en kırılgan yerlerini benimle paylaştığın gibi… Ben de sana bir şey anlatmak istiyorum." Merak, ılık bir ürperti gibi sırtımdan aşağı süzüldü. Hafifçe öne doğru eğildim, "Peki," dedim fısıltı gibi bir sesle.
"Buraya defalarca geldin. Zorlandığın, gözyaşlarını tutamadığın anlar oldu. Ama yine de incinmişliğinle bura da var oldun, içtenlikle anlattın. Bu, senin cesaretindi. Bunun için sana teşekkür ederim."
"Ben de size teşekkür ederim, bu süreçte hep yanımda olduğunuz için."
Anlık duraksadı, söyleyeceği kelimeleri kafasında tartıyor gibiydi. Onu hiç bu halde düşünceli, stresli görmemiştim, belli ki diyecekleri önemliydi.
"Şimdi sana bir şey soracağım. Diyelim ki buraya yalnız gelmedin. Yanında en yakınını, sevdiğin arkadaşını ya da