Hallac-ı Mansur, kökü Hermes'e uzanan bir sufi ve tasavvuf ehli idi. "Ene-l Hakk" (ben Allahım) dediği için Müslüman fanatikler tarafından 911 yılında Bağdat'ta katledildi. Öldürülüş biçimi İslam İmparatorluğu'nda onuncu yüzyılda kökleri Hermes'e dayanan tasavvuf ehli mistiklere duyulan öfkenin büyüklüğünü de ortaya koyuyordu. Hallac-ı Mansur öldürülmeden önce kendisine bin sopa vurulmuş, daha sonra elleri ve ayakları kesildikten sonra asılarak öldürülmüştür. Ölümünden sonra başı koparılarak Bağdat Köprüsü'nde teşhir edilmiş, akabinde cesedi yakılmış, külü Dicle'ye savrulmuştur. Hallac-ı Mansur, Hermes'in bilgeliğini "ışk" ile ortaya koyduğu ve kendisine reva görülen böylesi eza yüküne tahammül gösterdiği için ölümünden sonra "ışkın ve tahammülün sembolü" olarak anılmıştır.
"Ene-l Hakk", "ben Allahım" demektir. Bu deyim ünlü sufi Hallac-ı Mansur tarafından 911 yılında Bağdat'ta söylenmiştir. "Enel Hakk" dediği için öldürülen Hallac-ı Mansur, dinler tarihinin en gaddar ve en acımasız cinayetlerinden birine kurban gitmiştir. Ölmeden önce kendisine sayısız işkenceler yapılan, bin sopa vurulan, sonra kolları ve bacakları kesilen, sonra asılan, ölümünden sonra da başı gövdesinden ayrılarak teşhir edilen ve gövdesi yakılan Mansur, Anadolu Aleviliği içinde efsaneleşmiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Pauahoauahjsiajssjdjdk
"...Kalp krizi geçirmediğin ve 911'i aramamı istemediğin sürece benimle konuşmayı aklından geçirme.” Duraksayıp düşündü. "Gerçi bana söyleyecek kadar enerjin varsa muhtemelen 911'i kendin de arayabilirsin. Anlaşıldı mı?”
Kaynaklar meselesinde önemli olan bu hususlara kısa da olsa değindikten sonra, şimdi en başta çalışmalarımızı yaparken kendi istifade ettiğimiz kaynaklar olmak üzere, siyer ilminde önemli yerleri olan bazı kitapların isimlerini paylaşalım: 1. Siretü İbn İshâk (v.151) ve Siretü İbn Hişâm (v.218) 2. Vâkıdî (v. 207), Kitâbü'l-Meğâzî 3. İbn Sa'd (v. 230), et-Tabakâtü'l-Kübrâ 4. el-Belâzürî (v. 279), Ensâbu'l-Eşraf ve Fütühu'l-Buldân 5. Taberî (v. 310), Târihu't-Taberî /Târîhu'l-Ümem ve'l-Mülûk 6. İbn Hazm (v.456), Cevâmi'u's-Sire ve Cemheretü Ensâbi'l- Arab 7. İbnü'l-Esîr (v.630), el-Kamil fi't-Târîh 8. İbn Seyyidünnâs (v.734), Uyûnü'l-Eser 9. İbn Kayyim el-Cevziyye (v.751) Zadü'l-Me’ad 10. İbn Kesir (v.774), el-Bidâye ve'n-Nihâye 11. Markîzî (v.845), İmtâu'l-Esma ve el-Haber ani'l-Be er 12. Semhûdî (v.911), Vefâu'l-Vefa 13. İmam Kastalani (v.924), Mevâhibü Ledünniye 14. Muhammed b. Yusuf ed-Dimeşki (v.942) Siretü' - âmiyye 15. Nûreddin Halebî (v.1044), es-Siretü'l-Halebiyye (İnsanü'l- Uyên) Elbette siyer alanında yazılmış eserler sadece bunlarla sınırlı değildir. Biz birazda en önemli gördüğümüz eserleri sizlerle paylaşmak istedik.
Irak’taki savaş, uluslararası bankerlerin taktiğiydi. Tıpkı 9/11 gibi, her şeyi hükümet planlıyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Eski Asur ‘un oluşumunda karışıklık içinde olan Mezopotamya krallıkları sınırların belirlenmesi için savaş içindeydiler. Asurun sınır bölgeleri Mezopotamya’da egemen olmuş Krallık ve beyliklerin barındıkları alanlarla kesilmişti. Mezopotamya’da istikrarsızlık içinde bulunan Krallık ve beyliklerin içinden iki kent devleti ortaya çıkmıştır. Bunlar; M.Ö. 2000 yılının ortalarında yukarı Mezopotamya’da Asur, aşağı Mezopotamya’da da Babil kent krallıklarıydı. Bu iki kent devleti ile birlikte ortaya çıkan diğer krallıklar da Larsa, İsin, Eşnunna ve Mari krallıklarıdır. Bunlar 3. Ur hanedanlığının yaklaşık M.Ö. 2020 yılında yıkılmasıyla ortaya çıkan Krallıklıklardı. Asıl anayurtları Arabistan Yarımadası olan Asurlular Sami kökenlidirler. İlk ünlü kralları da Şams-ı Adad’tı. Bu iki Krallık; Asur ile Babil krallıkları dost geçinen iki düşman krallık olarak tarihte yerlerini aldılar. MÖ. 911 -891 tarihleri arasında hüküm süren Adad Nirari zamanında Asur İmparatorluğu’nun temelleri atılır. MÖ. 900 yıllarında ortaya çıkan Urartular, Asurluların en tehlikeli düşmanları oldular. MÖ. 610 yılında Med krallığıyla ortak hareket eden Babil kralı Nabu Kudurru tarafından ortadan kaldırıldılar. Nitekim MÖ. 612 -609 yılları arasında Kaldaniler’le Medlerin yaptıkları akınlarla Asur tamamen yıkılarak tarih sahnesinden silindi.
Sayfa 126·Kitabı okudu