Sana köyler için öğretmen yetiştiren Köy Enstitüleri'nin nasıl kapatıldığını anlatayım, dinle bak! Doğuda, Van ilinde, köyler sahibi Kinyas Kartal Ağa ile batıda, Aydın ilinde, çiftlikler sahibi Adnan Menderes Ağa vardı. Bunlar seçimlerden önce gizlice anlaşıp birbirine söz verdi. Ağalar oyları Menderes'e küreyecek, Menderes bu yoldan iktidara gelecek. Başbakanlık koltuğuna oturur oturmaz Köy Enstitüleri'nin kapısına kara kilit asacak.
Politikanın gücünü anlamak kimi zaman zordur. Türkiye geniş. Düşün, sizin Yunanistan'ın kaç katı? Ama en doğudaki ile en batıdaki il birleşiyor bak. Arada kaç il, kaç ağa var; listesini yapsan, aklın şaşar. Hepsi el ele verdi; temsilcilerini Büyük Millet Meclisi'ne oturttular. Adnan Menderes Ağa, Kinyas Kartal Ağa'nın dediğini yaptı. Kaldırın kolları; kaldırdılar. İndirin kolları; indirdiler. Tamam, kapattılar enstitüleri.
Gerekçe olarak uyduruk birtakım nedenler her zaman bulunur. Kızlarla erkek çocuklar bir arada okuyor örneğin. Öğrenciler öğretmenleriyle bir sofraya oturuyor örneğin. Öğrenciler öğretmenlerini eleştirebiliyor örneğin. Köy Enstitüleri'nde dayak yasak örneğin. Öğretmen öğrenciyi döverse, öğrenci öğretmene karşılık verebilir örneğin. Dayağın insan kişiliğini daha körpeceyken ezdiğini kavramayan eğitimciler bile, Köy Enstitüleri'nde dayağa karşı uygulanan bu ilkeyi Türk ahlak anlayışına çok çok aykırı buldu. Hiç dayak atan öğretmene karşılık verilir mi? Dayak cennetten çıkmadır. Öğretmenin vurduğu yanakta gül biter. Uyduruk birtakım gerekçeler her zaman bulunur: Öğrenciler solcu şiirler yazıyor, sol kitaplar okuyormuş örneğin. Sol kitap, sağ kitap diye bir ölçü olur mu? Nitelikli kitap diye bir ölçü kullanılabilir belki. En iyisi, okurun düzeyini eğitimle yükseltip, yargıyı ona bırakmak, kitaplıkları yasaksız