Muharrem Ayının Onuncu (Aşura) Gününün Fazileti
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Cahiliyede Kureyş, Âşure günü oruç tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Âşure orucunu tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde de Âşure orucunu tuttu ve ashabına da Âşure orucunun tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âşure günü oruç tutmayı terk etti. Bundan sonra dileyen Âşure orucunu tuttu, dileyen de tutmadı.” Sahih Buhari 1859; Sahih Muslim 1125/113, İmam Malik, el-Muvatta 1/299; İmam Ebu Davud, es-Sunen 2442; İmam Tirmizi, es-Sunen 753; Ahmed bin Hanbel, Müsned 6/162 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde oradaki Yahudileri oruçlu olarak buldu ve onlara şöyle sordu: −“Bu ne orucu!?” Yahudiler: −Bu salih bir gündür. Allah-u Teâlâ İsrâiloğullarını düşmanlarından bu gün kurtardı. Bu sebeple Musa (Aleyhisselam) bu gün oruç tutmuştur, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Biz Musa’ya sizden daha yakınız!” Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün oruç tuttu ve insanlara da oruç tutmalarını emretti! İbni Mace’de ki hadiste ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı kurtardığı ve Firavun’u denizde boğduğu gündür. Musa (Aleyhisselam)’da bu gün, şükür olarak oruç tutmuştur.” Ebu Davud’da ki hadis ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı Firavun’a üstün kıldığı gündür.” Sahih Buhari 1860; İbni Mace 1734; İmam Ebu Davud 2444, İmam Darimi, es-Sunen 1766 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
979: Ebu Musa el Eş'ari (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz bir yolculukta Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'le beraberdik. Tepelere çıktıkça "Allahü ekber la ilahe illallah" diye yüksek sesle tekbir ve tehlil getirdik. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey insanlar kendinizi zorlamayınız. Zira siz sağıra ve yanınızda bulunmayan birine dua etmiyorsunuz. Allah daima sizinle beraberdir, işitir ve size sizden daha yakındır" buyurdu. (Buhari, Cihad 131)
Reklam
Zıtlık etkisi (contrast effect)
Deneyler, insanların bir yiyecek maddesini 10 avro daha ucuza almak için on dakikalık bir yürüyüş mesafesini göze aldığını gösterir. Fakat bir takım elbise caddenin öbür ucunda 989 avro yerine 979 avroya satılsa hiç kimsenin aklına on dakikalık yolu yürümek gelmez. Bu çok mantıksız bir davranıştır çünkü on dakika hâlâ on dakika, on avro da hâlâ on avrodur. Zıtlık etkisi olmasa indirim mağazaları hayal bile edilemezdi. Bir ürün 100 avrodan 70 avroya düştüğünde her zaman 70 avro olan bir üründen daha ucuz görünür.
Sayfa 50 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı, Nisan 2022·Kitabı okudu
Hz. Ömer'in Kütüphane Yaktığına İnananların Kütüphanesi Yok!
Kitap medeniyetin anasıdır. Kitap olmasaydı bugünkü medeniyet olamazdı. Kitap, tarihin karanlık çağlarından beri insanların her alandaki tecrübelerini, bilgilerini birbirine ekleyerek bize kadar getiren ve hiç ölmeyen bir varlıktır. O, yüksek bir tepeden kopan ve yuvarlandıkça hacmini artıran kartopu gibidir. İnsanların dimağları içinde yer buldukça katlarını ve katmerlerini artırarak bize kadar gelir. Kitap bir ulusun medeniyet ölçüsüdür. En çok kitabı olan uluslar en medenî insan kümeleridir. Paris'te yalnız Millî Kütüphane'sinin 2.700.000, Londra'da Britanya Müzesi'nin 1.648.000, Leningrad Kütüphanesi'nin 1.360.000, Berlin Millî Kütüphanesi'nin 1.230.000, Viyana kitap evinin 924.000, Roma Millî Kütüphanesi'nin 667.000 kitabı vardır. Son bir istatistiğe göre bütün Türkiye'de umumi kitap evlerindeki kitapların sayısı 419.056'dır. Halk okuma odalarında, resmî, hususî, azınlık ve ecnebi okullarında ve umumi müzelerde bulunan kitaplarla beraber bu yekûn ancak 1.380.237'yi bulmaktadır. Bir senede Türkiye'de kitap okuyanların sayısı ise 979.700'dür. Nüfusumuz 16 milyon kabul edildiğine göre mevcut kitaplarımızla okuyanlarımızın sayısı hesaba vurulunca okuma alanındaki geriliğimiz acı bir hakikat hâlinde sırıtır.
Sayfa 37·Kitabı okudu
1000Kitap
"Bir insanın yetişme tarzına en iyi ışık tutan şey, kavga ederken sergilediği davranışlardır." [GOU GENG, 979-1019, Görünmez Dünyaların Resimli Kitabı]
Sayfa 58
[979] Nedir? bilimsel sorusuna gelince, onunla ya ismin mefhumunun mahiyeti bilinmek istenilir. Örneğin: Boşluk nedir? İsmin icmâlen delâlet ettiği şey ayrıntılandırılarak cevap verilir. Ya da onunla mevcut bir şeyin mahiyeti bilinmek istenilir. Tahkik için tanımla, esneklik ve mecburiyet sebebiyle de tasvir ile o nedir? sorusunun cevabında söylenen sözün sınıf- larıyla cevap verilir. Birincisi, isim; ikincisi, hakikat bakımından tariftir. Şayet şeyin varlığı doğru olursa, birincisi aynıyla ikinci olur.
Sayfa 496·Kitabı okudu
Reklam
Reklam