Zilzâl Sûresi (99. Sure) - Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1, 2, 3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman, 4. İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. 5. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir. 6. O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. 7. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. 8. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir. Bu sure, kıyamet günündeki büyük depremi (zelzele), yeryüzünün içindekileri (ölüleri ve diğer yüklerini) dışarı atmasını, insanların şaşkınlığını ve o gün herkesin en küçük amellerinin bile karşılığını göreceğini vurgular. Kısa ama etkili bir sure olup, amel defterlerinin adaleti konusunda güçlü bir uyarıdır.
Günsüzlüğün Defterinden Satırlar... 99.Gün
Menfaat... Bu tek kelimelik dünya, cebinde unutulmuş paslı bir madeni para gibi soğuk, köşeli ve ağırdı... Dün gece, kütüphanemin o tozlu köşesinde, yıllar evvel okuduğum ve sonra unutup gittiğim bir deneme kitabının sararmış sayfalarına takıldı gözlerim. Yazar, insan ilişkilerini, hiç bitmeyen, görünmez bir pazar yerine benzetiyordu. Her gülümsemenin ardında bir beklenti, her el uzatmanın altında bir hesap, her tesellinin kıyısında bir tatmin arayışı... İnsanların o telaşlı, o her şeyi ince ince tartan ve biçen dünyasında, terazinin kefelerine koydukları o zavallı ağırlık. Birinin diğerine değme, dokunma ihtimalini bile bir hesaba, bir kazanca bağlayan o amansız düzenden söz ediyorum. Ne tuhaf, değil mi? Bahçesindeki güllerin kokusunu bile satılık bir metaya dönüştürmeye çalışan bu çağda, hesapsızca üşümek, hiçbir karşılık beklemeden bir sokak lambasının solgun ışığına sığınmak ne büyük bir lüks oysa... Zekamın beni her türlü kirden arındıracağını sandığım o gençlik yıllarımın safsatalarını bayat bir çay bardağında eritirken anladım ki, menfaat sadece maddi değildir. Ruhumuzun derinliklerinde yankılanan, "bana ne katacak?" sorusu, çoğu zaman bir fısıltı gibi başlar, sonra bir uğultuya, nihayetinde ise hayatımızın fon müziğine dönüşür. Bir dostluğun sıcaklığında, bir aşkın alevinde, hatta bir acının paylaşımında bile, o incecik, görünmez ipliklerin dans ettiğini görmek, insana kendi mağrur yalnızlığını daha derinden hissettirir. Herkesin kendi tiyatrosunda oynadığı bir rol var ve çoğu zaman, o rolün perdesi ardında, kendimize bile itiraf edemediğimiz bir menfaat gizleniyor. Karşıdakinin gülüşü, bize kendi varoluşumuzun ne kadar değerli olduğunu fısıldıyorsa, bu da bir tür menfaattir aslında... Sokaklarda yürürken gölgeme bakarım bazen, o bile bir şey beklemez, sadece
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
40 yatırın 40 katırdan fazla olduğu köyde hiçbir bostan büyümez, bunu ben 99'da Faysal köylü ile barışıyor programımda anlattım.
FIFA Dünya kupası
2026 dünya kupası fikstürüne bakınca ilk dikkatimi çeken şey takımlar değil saatler meksika - güney afrika | 11 haziran 22:00 güney kore - çekya | 12 haziran 05:00 abd - paraguay | 13 haziran 04:00 brezilya - fas | 14 haziran 01:00 türkiye - avustralya | 14 haziran 07:00 bir noktadan sonra dünya kupası fikstürü okumayı bırakıp imsakiye kontrol ettiğimi fark ettm. mynet.com/dunya-kupasi-ge... dünya kupası değil, 39 günlük futbol maratonu. sabah 04:00'te brezilya maçı, 07:00'de türkiye maçı, akşam almanya maçı. fifa bu sene uyku düzenini turnuvaya dahil etmiş. resmî tam fikstür (104 maç): fifa dünya kupası 2026 tam fikstür?? grup aşaması 11 haziran perşembe 22:00 / a grubu: meksika - güney afrika (açılış maçı) 12 haziran cuma 05:00 / a grubu: güney kore - çekya 22:00 / b grubu: kanada - bosna hersek 13 haziran cumartesi 04:00 / d grubu: abd - paraguay 22:00 / b grubu: katar - isviçre
Şule Yüksel Şenler
Huzur Sokağı onu anlatmaya yetkimde kabiliyetimde yeter mi bilmiyorum. veya onun gibi olur muyum bir gün onu da bilmiyorum ama çok istiyorum sadece şunu biliyorum ki o ve onun gibiler olmasaydı bugün belki de kendini ifade edemeyen kişiler olabilirdik sana teşekkür Rabbimize de şükürler olsun Şule Yüksel Şenler başörtülü başörtüsüz tüm kızlara tüm halka şunu demek isterim ki birini örnek almak için giyim kuşamı takipçi sayısı gibi belkide yarın yok olucak meselelere bakmayın o kişinin görüşünü savunduğu meseleyi örnek alın çünkü her şey değişebilir ama görüş kolay kolay değişmez kitleden etkilenmez görüşü değişti dediğiniz bozuldu veya başka şeyler oldu dediğiniz birileri varsa onlar o görüşü zaten yeterince benimsememiştir ve emin olun bu ülkenin kız veya erkek tüm gençleri bugün var olup yarın değişen şeylerden çok ama çok daha değerli Şule Yüksel Şenler'in rolünü oynadığı onun görüşüne yeniden hayat verdiği için Yıldız Çağrı Atiksoy'a ve İlayda Alişan'a da teşekkür ederim çok doğru bir projeye çok güzel bir hayat hikayesine katılmışlar gerçekten
1000Kitap
Martılar kimlere dua eder Nalan, evinin kapısını usulca çekti; sanki şehri, martıları, uykudaki balıkçıları uyandırmaktan korkuyordu. Müzeyyen Saye Gökyüzü Henüz Çivit Mavisi Sabahat Teyze Mahallenin elinde asası ile dolaşan ninesi idi mahallenin tekirleri kara kedileri hep başına toplanır sanki ey ulu ninemiz sana sığınır senden güzel bir nasip rızık isteriz diyerek yüzüne bakarlardı evin 7 yaşındaki küçük kızı nalân ise elinde ekmek kapı kapı zile basar elinizdeki ekmekleri israf etmeyin efendim bilirmisiniz günde kaç dilim ekmek çöpe atılıyor misafirhanelerde bakan makan takla atan beylere hazırlanan sofralara kaç milyon kişi buyur edilmiyor diyerek tuttuğu not defterini gösterirdi yanına gelen arkadaşlarını biraz sükut et martılar uyuyor huzuru bozma diyerek onları uyarırdı Sabahat Teyze ey Allahım Kalbimin dağınıklığından sana sığınırım!"çünkü sen sığınak ve limansın cama konan martıya bakarak ey Allahım şehirlerimize martılarımıza güzel bir nasip buyur diyerek duasını bitirdi martı binlerce ekmek çöpe dökülürken genel müdürler bakan zatı delileri gelecek derken caddelerin büyüteçle temizlendiği günlerde bu mübarek kadının sofrasında karnını doyurup ona şu duayı ettiler ey Yüce Allahımız At koşmazsa köpek koku almazsa çok üzülür sen hayvanlarımızı üzüpte nasipsiz bırakma hayvanlara ikram eden insanları incitmeyenlere hakkı gözetenlere kalp temizliği nasip buyur Küçük çocukların gofret kavgası Dolmuşun camına başını yasayıp sokağın çıplak lambalarını seyretti. Gittiği yer yalnızca bir semt değil, kalbinin en geniş, en ferah meydanıydı. Müzeyyen Saye Gökyüzü Henüz Çivit Mavisi Küçük Ali küçük Ali diyip çocuklar benle dalga geçselerde ben Allah resülüne iman etmenin ferahlığı ile kalbim inşirah içinde sokaktaki balgamları temizliyor kalbimde en geniş
1000Kitap