70: Ebû Saîd el Hudrî (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Dünya tatlı, manzarası yeşil göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah onu başkalarından alıp size verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakınınız. Çünkü İsrailoğullarının içine düştükleri ilk fitne kadınlar yüzündendir." (Müslim, Zikir 99)
94. Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdik ise önce oranın halkını yoksulluk ve hastalıkla sıkmışızdır ki, yalvarıp yakarsınlar.
95. Sonra da kötülük (sıkıntı) yerine iyilik (bolluk) getirmişizdir. Derken onlar çoğalmışlar ve "Doğrusu atalarımıza sıkıntılı haller de olmuş, sevinçli zamanlar da..." demişlerdir. Tam o zaman biz de kendilerini, hiç akıllarından geçmezken, ansızın tutmuş bastırıverdik.
96. Eğer o memleketlerin halkı iman edip Allah'tan korksaydılar, elbette üzerlerine yerden gökten bereketler açardık. Fakat onlar yalanladılar da, biz kendilerini yaptıkları işler nedeniyle tuttuk alıverdik.
97. Ya şimdi şu köy-kasaba-şehir halkı geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine baskın halinde gelivermeyeceğinden emin mi oldular?!
98. Yine o köy-kasaba-şehir halkı, kuşluk vakti oynayıp eğlenip dururlarken, kendilerine azabımızın gelivermeyeceğinden emin mi oldular?
99. Yoksa artık Allah'ın mekrinden (hilesinden) kurtulduklarını mı sandılar? Fakat kendilerine yazık eden milletlerden başkası Allah'ın "mekr"inden (hilesinden) emin olmaz.
"Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca (tekrar tekrar şöyle) diyeceklerdir: Rabbim, beni (dünyaya) geri gönder. Tâ ki ben zâyi ettiğim (ömrüm) mukabilinde iyi amel (ve hareket) de bulunayım."
• 99: Kuşkusuz sana katımızdan bir zikir (Kur’an) verdik.
• 100: Kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü ağır bir günah yüklenecektir.
• 101: Ebedî olarak o yükün altında kalacaklardır. Kıyamet günü bu onlar için ne kötü bir yüktür!
• 102: O gün sûra üfürülür ve günahkârları o gün gözleri göğermiş olarak toplarız.
• 103: “On günden fazla kalmadınız” diyerek aralarında fısıldaşırlar.
• 104: İçlerinden en aklı başında olanı, “Hayır, ancak bir gün kaldınız” der. Halbuki söyledikleri şeyi en iyi biz biliriz.