Puan vermedi·252 syf.··
2026 84. kitabı
ᴇşɪ̇ᴋ Zamanın tam sınır çizgisinde, çok özel bir buluşmadan doğan ve severek okuduğum bir kolektif öykü kitabı ile Haziran'a geçmiş oldum. Uzun zamandır öykü kitabı okumamıştım, zaten öykü okumayı hep çok sevmişimdir. Ayrıca öykü yazarlığı benim için edebiyatın en zor alanıdır. Bu kitapta imzası olan bazı yazarların kalemiyle daha önce tanışma fırsatım olmuştu , kitabı okurken isimlerini görmek ayrıca mutlu etti. 26 güçlü kalemin, 31 Aralık 1999 gecesi Çiçek Pasajı’nda bir araya gelmesiyle kitabın ruhu doğmuş. Yazarlar bireysel hikayeler anlatsalar da hepsini birleştiren ortak payda 31 Aralık 1999 tarihinin 'Milenyum eşiğinin' getirdiği o benzersiz psikolojik atmosfer. Yani 99 depreminin getirdiği büyük toplumsal yas ve ruhsal sorunlar, diğer yanda Y2K felaketi korkusu ile yeni binyılın getireceği parlak gelecek umudunun tam ortasında kalmış insanların hikayesi yer alıyor. Öyküleri okurken zamanın hem ne kadar hızlı aktığını hem de bazı anlarda nasıl tamamen donup kaldığını hissetmemek elde değil. Edebiyatın sadece bir şeyler anlatmak değil, aslında "unutmaya karşı direnmek" olduğunu bu kitapla bir kez daha derinden anlamış oldum. Kitaptaki yazarların kalemlerinin uyumu gerçekten büyüleyiciydi. Edebi derinliği yüksek, çok katmanlı bir okuma deneyimi yaşattı. Eğer hayatın kırılma noktalarına değinen, okurken kendi geçmişinizle ve zamanla hesaplaşmanızı sağlayacak derinlikte öyküler arıyorsanız bu kitap sizi bekliyor...
EşikKolektif · Banliyö Kitap · 202521 okunma
Puan vermedi·204 syf.·
2026 406. kitabı
Sokrates, İsa ve Buda bize yaşamayı öğretirler. (...) Onların mesajı bireyin gelişimine odaklanır. Başkasına saygı duyma, kendini tanıma, aşk ve özgürlük sunar. Dini bir temele dayandırılsa da, asla dogmatik değildir. Her zaman anlamlandırır ve sebebi ortaya koyar, ayrıca kalpten gelir. Frederic LenoirFrederic Lenoir Sokrates’in, İsa’nın ve Buda’nın yaşam biçimleri arasında güçlü benzerlikler vardır. Hepsi de çok büyük insanlardı ve üçü de övgülerden, zenginliklerden kaçtı. Bağımsız olmayı tercih ettiler ve bir yol gösterici oldular. İsa, bize insanın maddiyattan daha başka şeylere de ihtiyaç duyduğunu hatırlatır. Sokrates, bir insanın yalnızca doğruyu ararken ve cehaletten kaçmaya çabalarken her türlü çabayı sarf ettiğini söyler. Buda ise insanın yaşamının büyük anlamını meditasyon yaparak bulabileceğini, kendi üzerinde çalışarak ego yanılsamalarının üstesinden gelebileceğini anlatır. Varoluş mantığı, sahip olma eyleminden daha önemlidir. Tek bir sözle kalbe dokunmak kadar büyük bir mucize olabilir mi? S:99
Araştırma İnceleme Felsefe Düşünce
Üç Usta: Sokrates, İsa ve BudaFrederic Lenoir · Paris Yayınları · 201839 okunma
Reklam
8/10
·480 syf.··
2026 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:23
Bir Sinan Akyüz kitabı ile geldim bu sefer. İncir Kuşları adı kitabı ile 1000kitap uygulamasında çokça tanınan yazarımızın Fidan Hanım kitabını okudum. Alıntılarına ve kapağına vurulup aldım. Rengarenk güzel bir kitap diye... Bir heyecan ile başladım. Akıcıydı bence. Akıcı olmasında sıkıntı yok. 99.9'u dramdan ibarettii. Ne zaman mutlu olacağız dedim kitapta o kadar fazlaydı yani. Yazarın diğer kitaplarından ve tarzından haberim yok ama bu eseri bu şekilde idi. Diğer kitapları okur muyum? Sanırım evet. Ama mutsuz bir zamanda okumam. İçim bayıldı dramdan ahahahah. Okumak isteyenlere bilgi olsun yani dram dram olduğunu eserin. Okuyacaklara bol hüzünlü okumalar dilerim.
1000Kitap
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025833 okunma
Arkeolojik gösteriyor ki, tarihimizin yüzde doksan dokuzu kayıp
Puan vermedi
Arkeolojik kazılara göre modern insanlık (homo Sapiens) yalnızca yarım milyon yıldır yer yüzünde. Oysa bu 500,000 yılın yalnızca son 10 bin yılıdır yerleşik hayat var. Yani tarihimizin %99'u kayıp. Peki o esnada başımıza neler geldi? DNA'mızın içini açıp baksaydık ne görürdük?
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,5bin okunma
Hazineler Deryası
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Bu kıymetli eser Delâilü'l-Hayrât, Faslı Şeyh Süleyman el-Cezûlî tarafından 15. yüzyılda derlenen, Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.) getirilen salavât-ı şerifelerin ve duaların yer aldığı meşhur bir salâvat mecmuasıdır. Asırlardır İslam dünyasında manevi huzur, şefaat ve manevi yakınlık amacıyla okunmaktadır. Âlimlerce günlere bölünüp bir okuma düzeni tertip edilmiş. Özellikleri ve Bölümleri Tam Adı: Tam adı Delâilü'l-hayrât ve şevâriku'l-envâr fî zikri's-salât 'ale'n-nebiyyil-muhtar olup *"Seçilmiş Peygamber'e (s.a.v.) salât konusunda nurların kaynağına ulaştıran salât ve selamlar"* anlamına gelir. Kitap, okumayı kolaylaştırmak için günlere bölünmüştür. Pazartesiden başlayıp pazar gününe kadar haftanın her günü için okunacak belirli bölümleri içerir. İçerik:Allah'ın 99 ismi (Esmâ-i Hüsnâ) Hz. Muhammed'in (s.a.v.) isimleri Salâvat-ı şerifeler Çeşitli dua ve zikirler Eserin tarihçesi ve daha fazla detayına göz atmak için TDV İslâm Ansiklopedisi kaynağını inceleyebilirsiniz. Rabbim bu muazzam eseri evrad edinip azami derecede istifade edenlerden kılsın امين
Delâilü'l HayrâtSüleyman el-Cezuli · Serhend Yayınları · 2024649 okunma
Puan vermedi·70 syf.·
Beğendi
·
2026 56. kitabı
İnsan bazen yorgun düştüğünde, nefes almak için kelimelere sığınmak ister. Murathan MunganMurathan Mungan ’ın kalemi ise tam da bunu sundu. Sade ama şiirsel anlatımıyla hiç yormadan alıp götürdü beni. Bir Garip Orhan Veli’de, Mungan’ın sesiyle Orhan Veli’nin dizeleri arasında kaybolup, bir tiyatro sahnesinde şiir dinletisine çıkmış gibi bir yolculuğa kapıldım. Usta yazar, Orhan Veli’nin tam 99 şiirini bir araya getirerek sahnede benzersiz bir kolaj kurar. Öyle bir kolaj ki, fonda Kâzım’ım türküsü çalarken bir anda şairin adımlarını duyar, onun dünyasına karışırsın. Şiirlerle birlikte gündelik hayatın küçük ayrıntılarından İstanbul’un sokaklarına, aşklardan yalnızlıklara kadar uzanan bir yolculuğa çıkılır. Bu yolculuk, kimi zaman hüzünle kimi zaman sevinçle örülmüş bir yaşam panoramasına dönüşüyor. Oyunun en güçlü yanı, Mungan’ın anlatıcı sesiyle sahneyi bir tablo gibi kurmasıdır. Işık, müzik ve dekor ayrıntılarıyla okuru içine çeken bir atmosfer yaratıyor. Her ayrıntı, zihinde bir sahne resmi gibi belirir. Sanki bir tiyatro salonunda oturuyormuşsun, sahnenin ortasında Orhan Veli’yi görüyormuşsun gibi bir duyguya kapılıyorsun. Bu eser, şiirle tiyatronun buluştuğu noktada hem Orhan Veli’nin dünyasına hem de Murathan Mungan’ın sahneye taşıdığı şiirsel evrene davet ediyor. Yormayan, aksine dinlendiren bir anlatım; yalınlığın içindeki büyü, samimiyetin içindeki derinlik… Eğer bir anlığına soluklanmak ya da zamanı yavaşlatmak isterseniz, Bir Garip Orhan Veli’nin kapağını aralayın. Ruhunuza iyi gelecek bir yolculuğa çıkacağınızdan emin olabilirsiniz.
Bir Garip Orhan VeliMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020397 okunma
Reklam
Reklam