Ne zaman “Mustafa Kemal Atatürk” desem bir iki bilmiş çıkıp güya dalga geçmek için “İsmi Kamal biliyor musun? diyor.
Evet çok iyi biliyorum,şimdi sen de bileceksin cahil.Kamal isminin dalga geçilecek değil gurur duyulacak bir isim olduğunu öğreteceğim size.
Kamal isminin kullanılmasını kendisi istemiştir çünkü Kamal Türkçe,Kemal Arapçadır.Atatürk de büyük Türk milliyetçisidir,hani şu sizi en çok rahatsız eden özelliği.
Osmanlı Ordusu komutanı olarak Arap çöllerinde savaşırken Arapların İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı’ya ihanetini bizzat gördüğü,bir çok askerini bu hain saldırılarda kaybettiği için Arapça olan Kemal ismini kullanmak istememiştir.(Bu hain pusularda şehit edilerek kafaları Bedeviler tarafından kesilip mızrak ucunda dolaştırılan Osmanlı kurmay subaylarından ikisi annemin öz amcaları yani dedemin kardeşlerdir.)
Atatürk’ün muhafaza edilen öz adı, Türkçe "ordu ve kale" manasına olan "Kamâl"dır. Son (â) üstünde tahfif işareti (1) i yumuşattığı için telâffuz hemen hemen Arapça "Kemal" telâffuzuna yaklaşır. Benzeyiş bundan ibarettir. “
Kemal ismi Arapçadan gelir. Kemal, Arapça "olgunluk, yetkinlik, tamlık, eksiksizlik” demektir.
Gerçekte ise “Kamâl” adının devlet ajansı Anadolu Ajansı tarafından “ordu ve kale” anlamında kullanıldığı belirtilmişti. Dilde özleşme gereği 1935 yılında “Kemal” adının Arapça’dan Türkçe’ye geçtiği ve sözcüğün orijinal halinin “Kamâl” olduğu açıklanmıştır.
Atatürk'ün numaraları farklı iki nüfus cüzdanı vardır. İlki 51 sıra numaralı ve "No. 993.814.B" seri numaralıdır. İkincisi aynı 51 sıra numaralı ve "No. 993.815.B" seri numaralıdır. İlk nüfus cüzdanı 1934'te verilmiş ve isim hanesinde "Kemal" yazarken, diğeri ise 1935'te verilmiş ve isim hanesinde "Kamâl" yazmaktadır.Kendi tercihi de kesinlikle Kamal isminin kullanılması