Başkalarını ezerek, haklarını gasp ederek, görmezden gelerek tepelere çıkacaksın, büyüklerinden gördüğün ahlaki üstünlükle kendini avutarak paranın satın alma gücünü bir kılıç gibi kullanıp güzel ve kaliteli bir hayatı uzun uzun yaşayacaksın.
Şu İngilizlere balon, diye alay ediyordu ihtiyar. Petrol imparatorluğu kurmak için kaç savaş verdiler, kaç adam öldürdüler, kaç asker kaybettiler kim bilir? Yine de petrol ve su arasında bir ayrım yapacak yetenekten bile yoksunlar.
Abdülkadir’in birlikleri, köylerini üs olarak kullanan milis kuvvetleriydi. Köylerde yiyecek ve barınak buluyor, ilk işarette oralardan aşağıya inip yola saldırıyorlardı. Bunları hareketsiz kılma görevi, yirmi yıl sonra bütün dünyanın adını duyacağı, Palmach’ın Harel Tugayı komutanı genç subay İzak Rabin’e verildi.” Her yerde taş üstünde taş komayıp bütün köylüleri yerlerinden kovarak,”diye düşündü Rabin, “ Arapların dönebileceği tek köy bırakmayacağız. Bu köylerden yoksun kalınca, Arap çeteleri felce uğrayacak.” Harekat sona erdiğinde de, Haganah tehlikesizce konvoy sistemine dönebilecekti.
İngiltere de I.Edward, Fransa’da IV.Phillipe, topraklarında yaşayan Yahudileri bugünden yarına sınır dışı ediverdiler. Bu da mallarının büyük çoğunluğunun üzerine oturmalarını sağladı. Hatta Yahudileri dinsel bir geleneğe uyarak çocukları öldürmek ve dövülmüş örümcek , kurbağa bacağı, kertenkele, Hristiyan bağırsağı ve Tanrıya adanmış, kurban etinden meydana getirilen bir tozla kuyuları zehirleyip Kara vebayı yaymakla bile suçladılar.