"Antropolojik edebiyatta yerleşmiş olduğu anlamda 'ilkel" kelimesi, nitelediği toplumların zaman içerisinde ilk olanlar veya diğer toplumlara göre daha aşağı derecede olanlar olduğu anlamına gelmez. Bildiğimiz kadarıyla, ilkel toplumlar bizimki kadar eski bir tarihe sahiptirler ve bazı yönlerden bizim toplumumuzdan daha az gelişmiş olmalarına rağmen diğer hususlarda çoğu kez daha gelişmişlerdir. Hal böyle olunca, kelimenin seçimi belki de talihsiz bir tercihtir; ancak şu anda kullanımından kaçınılamayacak derecede tekbir bir terim olarak yaygın bir kabul görmüştür."
"(...) etnologlar, haklarında tarihi kayıtların mevcut olmadığı ilkel insanların tarihini yeniden inşa etmeye teşebbüs ettiklerinde, sonuca ulaşmak için dolaylı delillerden yapılan çıkarımlara dayanmak zorunda kalmışlardır. Bu sonuçlar da durumun yapısı gereği, muhtemel tanımlamalar olmanın ötesine geçememektedir. Bazen, birtakım farklı, hatta karşıt hipotezler gerçeklere eşit derecede uygundur. Etnoloji, basit anlamıyla tarih değildir. Çünkü tarih bize hadiselerin geçmişte olabilir olduklarını değil gerçekten olduklarını, ayrıca yalnızca hadiselerin vuku bulduğunu değil, nasıl ve ne zaman ve genellikle de ne sebeple vuku bulduklarını haber verir."
“ (…) Morgan’ın çalışması olan Iroquis dışında, on dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar hiçbir antropoloğun alan çalışması yapmamış olması gerçekten ilgi çekicidir. (…) William James şöyle söyler: Sir James Frazer’a bildiği yerler hakkında sorduğumda yüksek sesle şöyle söyledi, ‘Tanrı Korusun!’.