1K’da incelemesi en çok yapılan eser hiç şüphesiz Kürk Mantolu Madonna..
Benim için de ayrıcalıklı bir yeri olduğu için ilk incelememi Madonna üzerinden yapmak istedim.
Zaten Sabahattin Ali’nin ilk kez kalemiyle tanışmam da Madonna ile oldu.Herkes gibi benim de bir takım ön yargılarım mevcuttu.Ama bu kitabın popüler olmasından dolayı değil, isminden kaynaklıydı.
Daha sonra kitabı okumaya başladığım ilk sayfalarda bu ön yargımdan büyük bir utanç ve hicap duydum diyebilirim.
Zira yazarımızın kullandığı dil ve üslup
o kadar sade ve duru ki, insanı büyüleyip hemen etkisi altına alıveriyor .Uzun uzadıya betimleme yapmaktan kaçınarak vermek istediği mesajı açık ve anlaşılabilir bir biçimde okuyucuya aktarıyor.En vurucu kısımlar ise;Hiç şüphesiz insan ilişkileri üzerine yaptığı analizlerdi..
Eser de iki farklı hikaye olduğunu söylemek mümkün.Bunlardan ilki küçük bir burjuva ailesinin iç yüzünü tahlil edip, toplumun ön yargısını konu alırken;İkinci hikaye ise imkansız ama tutku dolu bir aşk hikayesine ve yabancılaşma temalarına yer veriyor..
İlk hikayede anlatıcı Raif beyi dış görünüşüne bakarak sıradan ve vasıfsız biri olarak nitelendirip ön yargılı bir yaklaşım sergiliyor.Daha sonra onu yakından tanıma fırsatı bulunca aslında onun hiç de düşündüğü gibi alelade biri olmadığını anlıyor.Buna ek olarak Raif efendinin iş yerinde maruz kaldığı davranışlar ise;Ön yargının harekete dökülmüş hali yani dışlama durumu vardı.
Raif efendiyi biraz, Dostoyevski’nin yer altı adamıyla bağdaştırdım desem yeridir.Her iki karakterde de dıştan sessiz bir kabulleniş gösterip, içten isyan halin de olma durumu vardı.Bundan farklı olarak yer altı adamında ki kendini küçük görme halinde ki öfkeye dönüşen saldırgan farkındalık, Raif efendi de umursamaz ve çelebice bir kabulleniş olarak karşımıza