Kapalı kapılar ardında
Solgun bir ülke
Sanat mahsur
Günler çuvala girmiş
Bekleyişlerin sonuncusu bu
Yarın yok
Derlerdi, inanmazdım
Temmuz yakar, kavurur
Ekinleri öldürür
Kumandansız bir ordu
Uğultulu titreyişin esiri
Kanadı kırılan güvercin gözünü yumuyor
Kalem tutan el yalnız
Umudunu bir elbise askısına takmış
Güneş değdiği yeri yakıyor
Kapı kolunda bir temmuz sıcağı
İmdat!
Yazılamamış bir şiirin tek mısrası
“...Halk edebiyatında meddahlık geleneğinin büyük bir yeri vardır. Meddahlık, tek bir kişinin anlattığı hikâyelerle insanları güldürmesidir. Peki meddahlığın, mizahın günümüzdeki karşılığı nedir?”
“Algı, öğretmenim.”
kapının ziliyle sıçradım
gecenin saat üçü
açtım baktım
kimseler yok
zili duyduğum kesin
birisi çalmış olmalı
gelen yoksa ben miyim
kırk yıl daha genç
polisten bırakmışlar