Osmanlı Devleti’nin en buhranlı zamanında sultan olan Mehmed Vahîdüddîn Han, devleti ayakta tutma mücadelesi vermiş ve Anadolu’da yeniden bir direniş meydana getirmeye muvaffak olmuştur. Saltanat hırsı olmadığını şu şekilde ifade eder:
“Ben devlet ve memleketime hizmet etmek ümidinde bulunmasaydım Çengelköyü’nde rahat rahat otururken bu büyük yükün altına girmezdim. Bu yaştan sonra mezarıma padişah diye yazdırmak hevesinde değilim. Eğer, âkılâne, bî-garazâne ve bî-tarafâne devleti idare edecek bir halefim olsaydı ömrümün son zamanında bu büyük yükü vallâhi, billâhi ve tallâhi kabul etmezdim. Saltanat tahtı ile teneşir arasında ne kadar mesafe olduğunu bilirim. Bir tarafta taht, diğer tarafta tabut durur.”