Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Örneğin kuantum fiziği çok bilinmeyenli mantığı ileri sürmüştü. Bu açıdan bakıldığında, mantığın gerçekliği tanımlamakta gerekli olduğu, ama asla kendini her şeye yeter görmemesi gerektiği ortaya çıkıyor. Dünyayla konuşurken mantık kekemedir de sanat su gibi konuşur! Mantık haddini bilmelidir, zira 'akıl' onun sınırlarını çizer; duyarlılık ise aklın ve onun kendini beğenmiş cihazı mantığın mümkün değil tanımlayamadıklarını, tanımlama ihtiyacı duymadan, dışavurur, görünür kılar, Dünyanın ve onun yüzeyinde yaşayan bizim 'gerçek'lerimizin üstündeki kabuğu soyar. Konuşmak işte insanın kendi kabuğunu soymasıdır. Karşılıklı konuşmak ise karşılıklı olarak kendi kabuklarımızı soymamızı gerektirir.
Ama her şey aslında varsayıldığı oranda var olmuyor mu?
Yok sayarsanız yoktur; varsayarsanız vardır gibi bir şey.
Varsaymak, var olmaya olanak tanımak gibidir.