KAFKA’NIN DÖNÜŞÜMÜ: MUAZZAM BİR PSİKOLOJİK İNKAR ÖYKÜSÜ
Ben birkaç saat içinde biten bu kısa ama devasa esere çok daha farklı, sarsıcı bir psikolojik pencereden baktım: Bence Gregor aslında hiç böceğe dönüşmedi.
Gregor’un hastalandığını göremeyecek kadar ilgisiz bir ailesi vardı. O kadar yoruldu, o kadar sömürüldü ki... Gregor, yataktan kalkamadığı o sabah aslında çoktan ölmüştü. Aile kapıyı zorlayıp içeri girdiğinde onun cansız bedeniyle karşılaştı. İşte tam o an, o büyük vicdan azabı ve şok dalgası vurdu.
İşte insan zihni bu canavarca suçluluk duygusunu kaldıramaz. Bu yüzden aile, bilerek ya da tamamen bilinçaltının bir oyunu olarak bir hikaye uydurdu:
"O ölmedi. O sadece... bir böceğe dönüştü. Bizim suçumuz değil, bu lanetli bir hastalık.
Böylece suçu kendilerinden alıp "kaderin garip bir oyununa" (böcekleşmeye) yıktılar. Aslında Gregor'u yaşarken de bir böcek gibi görmüşlerdi; sadece çalışan, pis işleri yapan, ezilen ama evi geçindiren bir canlı... Ölümünden sonra onun anısını kafalarında bir böcek olarak somutlaştırmaları, ona yaşarken verdikleri değerin trajik bir yansımasıydı.
Ve bu trajediden çıkardığım en büyük hayat dersi şu oldu:
Keşke aile, çocukları ölmeden önce onun ne kadar tükendiğinin, hastalandığının farkına varsaydı... Belki o zaman gerçekten sevgi dolu, bir arada oldukları güzel bir hayatları olabilirdi. Ama göremediler.
Sözün özü; sevdiklerinizi görmek, onların yorgunluklarını, kırgınlıklarını ve ihtiyaçlarını fark etmek için geç kalmayın. Bir şeyleri düzeltmek, "seni anlıyorum" demek için geç kalmayın. Çünkü bazen kapıyı açtığınızda, telafi etmek için çok geç kalmış olabilirsiniz.
Kitap bitti ama benim zihnimde yarattığı bu trajik aile dramı ve uyarı kolay kolay bitmeyecek
DönüşümFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 2015267,7bin okunma