Soyutlamanın bu aşamasında bunlar, yaşamın bilinen deneysel gerçekliği ötesinde, kurmaca, metindeki deyimiyle yapıntı bir nitelik gösterirler. Ama bu nitelik, etkilerini azaltmak şöyle dursun, tersine daha da yüceltir. Bir görelilikler, yansımalar, dalgalanan görüntüler bağlamında, yaşamın gündelik yorumundaki belirsizliği, yapıntı doldurur. Ancak, "bu yapıntıyı gerçek belleyerek bugünkü düşüncemizi o yapıntıyı gerçekleştirmek yolunda kullanmak, düşünülmeyecek, yanlış bir iş değil," (38) yargısı da çelişik bir biçimde, bir yanılsamanın, yeni bir yapıntının dile gelişi olabilir. Peki, "Bu iş nereye dek sürer? Herhalde yalnız kalıncaya dek. Bütün aynalarda kendinizi görünceye dek, herkesin gözü sizin aynanız oluncaya dek... Daha doğrusu, önlerinde durmasanız da aynaların hepsi sizi gösterinceye dek; gönüllerinde olmasanız bile insanların gözleri sizden duydukları korkuyu yansıtmaktan başka bir işe yaramaz oluncaya dek..." (105) Gecede varoluşun sonuna akan süreçtir bu.