“1915 yılındaki tehcir esnasında toplam olarak 8-9 veya 10 bin civarında Ermeni’nin eşkıya saldırıları sonucu öldürüldüğü görülüyor. Bu rakam Osmanlı belgelerinden elde edilen kesin sayı olup, bunun dışında bir öldürülme kaydına rastlanılmıyor.”
Amerika’nın Mersin Konsolosu Edward Natan, 30 Ağustos 1915’te Büyükelçi Hanry Morgenthau’a gönderdirdiği raporda, Tarsus’tan Adana’ya kadar bütün hat güzergahının Ermeniler’le dolu olduğunu ve Adana’dan itibaren bilet alarak trenle seyahat ettiklerini, kalabalık yüzünden sefalet ve çektikleri zahmete rağmen hükümetin bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare etmekte olduğunu, şiddetle ve intizamsızlığa yer vermediğini, göçmelere yeteri kadar bilet sağladığını, muhtaç olanlara yardımda bulunduğunu belirtmiştir.
İstanbul’da “Otuz bir Mart Vaksa’sının çıkmasının ertesi günü, Adana’da Ermeniler de Müslümanları katletmeye başladılar. Olay her zaman olduğu gibi Avrupa’ya, “Ermeniler öldürülüyor” şeklinde intikal ettirildiğinden, İttihatçılar telaşa düştüler. Bunun üzerine Adana Valiliği’ne gönderilen Cemal Paşa, Avrupa’ya hoş görünmek için Ermeni çerelerine dokunmayarak, kurduğu Divan-ı Harp’te 47 Müslüman ve buna karşılık ancak bir Ermeni’yi idama mahkum ettirdi.