Sana bugün çok üzüldüm diyebilseydim, sana bugün ve yarın çok üzüldüm diyebilseydim, sana yarın ve sonraki gün ve daha sonraları çok üzüldüm diyebilseydim.. Ben üzülmek için mi doğdum İbrahim ? Ellerim titremek, gözlerim solmak, dudaklarım bükülmek için mi benim? Kapalı kapılar bir daha kapanıyor. Açılmaya niyeti yok hiçbirinin. O buradan geçmez diyorlar. Nereden geçersin peki? Sana nasıl gelinir, nasıl dönülür, ayaklarım yok mu benim?
Ben beklemek için mi doğdum İbrahim? Uzaklara dalmak, iç çekmek, kök salmak için mi ?
Şiirlerin adresimi ezbere biliyor, ben unutmak için ne yapabilirim bilmiyorum. Arkana saklanabilsem kimseler kılıma zarar veremez sanıyorum.
Fakat öyle uzaksın ki bu mesafeden seni görmek bile mümkün değil