“… desteklediğin bir işte sadece kafa ile onaylamakla yetinme, elinin emeği ile de karış ona. Yapmak, elle yapmak, aklın penceresini açar, havasını tazelendirir, ona ummayacağın kadar güç kazandırır. Ben, olmasını istediğim bir işe karışmadan duramam.”
“Yola çıkmak kaybolmakla birdi. Yalnız yolun uzun zaman alması değildi önemli olan, zamanın bunca değersiz olması yolculuğun amacını da hiçe indirirdi. Varılacak yerin önemi kalmazdı. Bu iş yapılmasa da olur diye düşünülürdü. Yolsuzluk, uzaklık, habersizlik tembel ederdi herkesi.”
“Güzelliği sonradan, tanıdıkça, yavaş yavaş anlaşılan kızlardan değildi; uzaktan görülen bir yonutun yaklaşıldıkça çizgilerini azar azar ortaya çıkarması gibi zamanla varılacak, sakladığı, istemeden olsun sonraya bıraktığı bir şeyi yoktu, deniz gibiydi, ne yandan bakarsan bak, deniz, öncesi sonrası olmayan.”