Ayşe Çalık

Ayşe Çalık
@Aabye
Türkçe Öğretmeni
Lisans
67 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
“çekil handan, senden iğreniyorum; çekil handan, seni mahvetmek, yok etmek istiyorum. fakat eczanın dağılacağı sulardan, topraklardan utanıyorum! onlar o kadar alçak bir şey daha almamışlardır, almayacaklardır.”
Sayfa 201 - Handan·Kitabı okudu
Türk Edebiyatı
Reklam
“değil cennet, hatta cehennem; cehennemin en yakıcı, en işkence edici derinlikleri bile beni kusup atmalı. ben ebediyen hiçbir yerde kendime yer bulamamalıyım. hava, deniz ve esir beni reddetmeli, vücudumu tabiatın hiçbir unsuru kabul etmemeli, ruhumu hiçbir ahret, hiçbir mabut, ebediyen kovularak, ebediyen yüzümü, mülevves yüzümü, günahkâr ruhumu örtmek, saklamak için bucak bucak gitmeli, sürünmeli, kahrolmalıyım!”
Sayfa 200 - Handan·Kitabı okudu
Türk Edebiyatı
“istiyorum ki beni yaldızlı bir cepheyle kapanmış bir çirkef, senin saf kalbin için tasavvuru bile istikrah verecek bir çirkef diye bil. tükürmeye bile tenezzül etmeden eteklerini topla, ayaklarını kirli pabuçlarını bile bulaştırmadan kalk git! ben o kadar kokmuş, o kadar tefessüh etmiş bir leke, bir et parçasıyım, başka bir şey değil.”
Sayfa 200 - Handan·Kitabı okudu
Türk Edebiyatı
“yahuda, isa’yı sattığı paraları, feda ettiği ilahî şeyin bahası diye nasıl iğrenerek iade etti ve kendini astıysa ben de bu büyük habis hıyanetin temin ettiği aşkı fırlatıp bir köşede gebermek istiyorum. ben ve yahuda, handan ve hıyanet birbirlerine ne kadar uzak şeylerdi. en küçük tebessüm ve nazardan en ehemmiyetsiz düşüncelere kadar birbirinden ebediyen uzaktılar, şimdi artık hıyanetin handan’dan başka bir çehresi yok. onu o kadar ifade ediyor. işte aynada görüyorum.”
Sayfa 199 - Handan·Kitabı okudu
Türk Edebiyatı
“ben artık zelil ve sefih bir günahkâr oldum. ben artık tarihin en melun çehresi yahuda’ya bir nazire oldum. yahuda nasıl dünyanın pek muazzez bir simasını, efendisini birkaç dinar için sattıysa ben de dünyanın beni en çok sevmiş bir ruhunu, o ruhun hududu olmayan emniyetini, muhitini sattım, dünyada en çok sevdiği bir şeyin kalbini ondan çaldım. gerçi çalmak için bir şey yapmadım, kalbimde o kadar zaman gizlenen rabıtayı hiç belli etmedim. fakat sevdim. ben neriman’ın kocasını sevdim. kardeşimin kocasını sevdim! ve bunları düşünürken ruhumda ebedî bir kesel var. kendi fenalığımın hudutsuzluğu, mülevvesliği karşısında aczinden hiç olan bir ruhun füturu, keseli var!
Sayfa 199 - Handan·Kitabı okudu
Türk Edebiyatı
Reklam