“siz bir kadın(ın) ruhunu, mevcudiyetini verdiği zaman nasıl en son haddine kadar verdiğini ve hudut sevdiği adama dar gelirse kendi ruhunda yeni vüsatler, yeni ufuklar yaratmaya kadar vardığını bilmezsiniz.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“her erkeğin benim dediği ve münhasıran onun olan bir anası, kız kardeşi, sevgilisi, bir kadını vardır. kadının öyle değildir. hiçbir kadının benim diyebileceği bir erkek yoktur, yalnız çocuğu vardır. ve çocuğu hususuyla bir şahsiyete malik olmadan onundur. sonra çocuğunun çocuğu, hep çocuklar!”
“oğlumun isminin nâzım olmasını rica eden o oldu. ne acayip ve fena kadın. biçareyi öldürdükten sonra yine en çok acınacak kendisiymiş gibi görünmeye çalışan ne ince hileleri var.”
“kadınlar ebedî birer cümle-i asabiye, birer hiç, birer süs! erkeklere ruh ve fikir arkadaşı olmak iddiasıyla senelerce feminizm davası çıkardıkları halde, her temiz ve saf şeyi yıkan muhripler!”
“ne çabuk handan sana bu kadar merak verdi? halbuki ben ondan şimdi nefret ediyorum. o kadar itinayla, bütün güzel hisler ve temiz adımlarla geçen bir çocukluktan sonra temiz ve yüksek nâzım’ın hayatını sırf hodbinliği, küçük vücudu kâfi sevilmiyor evhamıyla yıkması affedilir mi hiç?”