“çok şükür, ilim öldü artık. son sözünü söyledi. öyledir efendim. insanlık onun yerini doldurma ihtiyacını duyuyor. ilim, kör fikirler ortamında vücut bulmuş, böyle fikirlerle beslenmiş; nihayet bugünkü, ömrünü tüketmiş nineleri simya, metafizik ve felsefe gibi kör fikirlere dönüşmüştür. okumuş avrupalılarla ilim nedir bilmeyen çinliler arasındaki fark pek azdır. çinlilerin ilimleri yoktu; bundan bir şey kaybettiler mi?”
“şu alma mater’imizin halka z.z. gibi dangalakları, damgalı ahmakları nasıl çekinmeden sunduğuna şaşıyorum doğrusu. evrensel bir aptal. bütün avrupa’da bir eşini daha bulamazsınız! bir okuyuşu var ki, ağzında akideşekeri var sanırsınız. sıkıldığı için notlarını da doğru dürüst okuyamıyor… fikirlerinde ancak bisiklete binen papazın sürati kadar işleklik var.”
“bak anlatayım sana: kralların en iyi,
en kutsal haklarından biri af hakkıdır. bir zamanlar ben de bol bol affettiğim için kendimi kral gibi hissederdim. kimseyi suçlamazdım; alabildiğine hoş görürdüm, seve seve sağa sola af dağıtırdım. başkalarının isyana kalkıştığı, köpürdüğü hallerde ben sadece öğüt verir, inandırmaya çalışırdım. ömrüm boyunca varlığımın, öğrenci ve arkadaş çevrem ve hizmetkârlar için çekilmez olmaması için uğraştım. fakat artık kral değilim. kölelere yaraşır bir halim var.”
“kötü bir duygudan sıyrılamamış erdem ve namus, ahlâksızlığın az ötesindedir… günümüz erkeğinin felaket karşısında duyduğu ıstırap ve vicdan azabı, kadınlardaki nefret ve tiksinti duygularıyla karşılaştırıldığında kültürün insanı manen yücelttiği kanıtlanmış olur. zamanımızın kadını sulugözlülük ve katı yüreklilikte ortaçağ kadınlarından hiç de geri kalmaz. bunun için kadınlarımızın erkek gibi yetiştirilmesinden yana olanları ben de haklı buluyorum.”