" O halde siz, bugününüze kavuşmayı unuttuğunuzdan (ve hevanıza göre yaşadığınızdan) dolayı tadın (azabı)! Doğrusu biz de sizi (şimdi cehennemde bırakıp) terk ettik. Yapmakta olduklarına karşı tadın ebedi azabı!"
-Secde Suresi/13. ayet
"Günahkarların, Rablerinin huzurunda (utançtan) başlarını öne eğerek; 'Ey Rabbimiz! (Şimdi her şeyi) gördük, işittik, bizi (dünyaya) geri gönder de salih amel işleyelim. Çünkü artık biz kesin inananlardanız.' (dediklerini) bir görsen!"
-Secde Suresi/12. Ayet
Kalabalığı bir iç sıkıntısı olarak görür Montaigne. Kalabalıkları insanı daima gölgeler. Kendine ait bir yaşamı inşa ederken insan, onun için hazırlanan kabuğun içinden çıkmalı evvela. Bu kabuğun farkına varan insan asla eskisi gibi olmaz. Gelenekler, kültürler ve din çemberinde dönen alışkanlıklar ağının inşa ettiği bu kabuk, bir süre sonra kişinin bir uzvu halini alır ve bu da elbette en kötüsüdür.
Tek başına bir yerde yaşamak, sizi tek başına bir yerde yaşayan biri yapar, yalnız biri yapmaz. Alışkanlıklarından arınmayan ve kendini keşfetmeye bir insanın yalnız yaşamaya başlaması mekan değiştirmeden öteye gitmez.