Öfke için düşmanca patlamalar gerekmez. Bu, her şeyden önce, yaşanması gereken fizyolojik bir süreçtir. İkincisi, bilişsel bir değeri vardır - temel bir bilgi sunar insana. Öfke her şeyden kopuk bir halde tek başına var olmadığından, içimde bir kızgınlık hissediyorsam, bunun beslediğim bir algıya cevaben ortaya çıkmış olması gerekir. Şahsi bir münasebette yaşanan bir kayıp veya kayıp tehdidi karşısında oluşabileceği gibi, sınırlarımıza yönelik gerçek veya tehdit olarak algılanan bir saldırıya işaret ediyor da olabilir. Kendime, öfkemi yaşama veya kızgınlığımı tetiklemiş olabilecek şeyi enine boyuna düşünme imkânı verirsem, kimseye zararım dokunmadan muazzam bir güce erişirim. Koşullara bağlı olarak, öfkemi bir biçimde dışavurmayı veya serbest bırakıp salıvermeyi seçebilirim. Burada kilit nokta, öfke deneyimini bastırmamış olmamdır. Kızgınlığımı gerekli sözler veya hareketlerle sergilemeyi tercih edebilirim, fakat kontrolsüz bir celallenme biçiminde köpürüp patlamam gerekmez. Sağlıklı öfkede; dizginlenemeyen duygular değil, kişinin kendisi sorumlu olmayı sürdürür.