Abdullah Apuhan

Abdullah Apuhan
@Abdullah1907
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi'yim, hoş halim!
Ne vakit severek gittigim yerlerden kaçar olmuştum kendime şaşırdım. Delice sevdigim bir semtin adı geçince sohbette, anlamsızca dostumun gözlerine dalmıştım. O an sigarasını yakmak icin çakmağını çaktığında, yanan sigara değilde, sanki yüreğim sanmıştım. Sırf sevdiklerim elimden tek tek kayıyor diye, o görkemli yapıdan bile sayamadığım günler kadar uzaga kaçmıştım. Kaçmak sanki kurtuluştu! Ta ki bu gece "orada bir kahve içelim" diyene kadar... O deniz kenarında kim bilir kaç kez boğulmuştum. Kim bilir orada kaç gemim batmıştı, Kaç kere nefessiz kalmıştım. Kaç kez sabahın güneşiyle aynı anda kahve eşliğinde birlikte doğmuştuk, Kaç kere ay'ın yarısı olarak kayıplara karışmıştım.... Oysa orası sadece dost sohbetinde geçen bir semtin adıydı. Ve ben farkında olmadan onu yüreğime dövmüştüm. Kanamıştı ve kabuğunu da kayıplara gömmüştüm. Paha biçilmez bir şeye, meğer paha biçmişim. Bir semti kaybetme korkusuyla, ondan fizan kadar çok, uzağa gitmistim. Dostum sigarasını yakıp çakmağını söndürdüğünde, o semte doğru ölüşüm, film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmişti ve ona dedim ki; "Ancak ölürsem bunun adı ayrılık olur, ölmeden ayrı düşmenin adına ayrılık denmez. " Bekle beni! Hasretle bir fincan kahveyi şerefine kaldırmak için, şimdi yine yolundayım." Ve aslında hep yolundaymışım, yolundaymışım... Serpil Çavuşoğlu
Reklam
“Suyu sevmeyen insanın, rüzgarı anlamayan, gökyüzünde bir bulutu olmayan insanın gideceği uzaklık, olsa olsa kendine sızan çaresizliktir. Yaşlı bir kadının hüznünü duymazsanız, bir genç kızın saçlarında çarpan kalbini nasıl göreceksiniz? Evlere neden pencereler açıldığını düşündünüz mü hiç? Dünya yokmuş gibi yaşamaktan büyük yoksulluk olur mu? Güvenlik duygusu, kasım ayında bir top nergisle çalabileceğiniz bir kapınız olmasıdır; hesabını şaşırdığınız para, çelik kapılar, ömrünüzü değersiz bir nesneye dönüştüren eşyalarınız değil. Kendinize alınıp satılmaz bir armağan verin, gidin bir sabah çayırların türküsünü dinleyin. Tarla kuşlarının şakımasını bilmezseniz, aşkınızı hangi kanatlı sözlerle gökyüzüne yazabilirsiniz? Su içerken suyu düşündünüz mü hiç; yıldızlar gecenize ne katar; güneşle birlikte neler uyanır bir kentin varoşlarında? Şarkıları bin yıldır ölümü ve ayrılığı söyleyen bir ülkede siz gerçekten özgür müsünüz? Birbirinize bu kadar benzemek canınızı sıkmıyor mu? Gelin, hazır yağmurdan bir bahaneniz varken, duvarlarınızdan izin alın bir kerecik, ağaçlar, kuşlar, gün ışığı, rüzgar ve toprağın o büyük şölenine bir sigara içimi olsun konuk olun. Kim bilir, eşit ve özgür ilişki hakkında bir kıpırdanma olur aklınızda.”

Abdullah Apuhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·167 syf.·
2017 5. kitabı
Amin Maalouf
7/10 · 2.060 okunma

Abdullah Apuhan

, bir kitap okudu
8/10
·420 syf.·
2017 4. kitabı
Suzanne Collins
8.8/10 · 33,5bin okunma