Biz Allah Teâla'nın Şeriatına aykırı olduktan sonra, bir tür sapma olduktan sonra küçük-büyük ayrımı yapamayız. Bunun için her bid'at dalalettir. Bid'at sapıkıktır. Neden? Çunkü her bidat ya bir sünnetin ya bir farzın yerine oturur.
Müslüman Allah Teâlâ'ya yaklaşmak için oturup bir sayfa Kur'an okuyacaktı, bir cüz Kur'an okuyacaktı. Çünkü onun, Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak için işinden gücünden meşgalesinden sonra bir mübarek gecede ayırabileceği vakit bir saat, iki saatti... Kur'an okuyacaktı, tespihat yapacaktı.
Allah'ın ondan beklediği Kur'an ve tespihatın yerine sen mesela mevlidi, dinî müziği, tasavvuf müziğini koydun. Onu sen yemekten yarım saat önce şeker veya çikolata yiyen çocuğun, yemeğe iştahsız oturduğu hale getirdin. Annesi yemek pişiriyor, çocuk o arada çikolata kaçırıyor, şeker yiyor. Yemek vakti gelince iştahı kesilmiş çocuğun, yemiyor.
Bu zaten Kadir Gecesi bir cüz Kur'an okuyup Rabb'ine yaklaşacaktı... Sen mevlit dinlettin, ilahi dinlettin. Güzel şeyler olmuş olmasına rağmen çikolata da güzel zaten, çikolata da güzel. Zehiri zaten kimse yemiyor.
Güzel şey diye ilahi dinlettin, iş bir cüz Kur'an okumaya gelince iştahı kesik olduğu için vakti olmadı. Her bid'at dalalettir. Çünkü ya bir farzı ya bir sünneti ya bir müstehabı öldürmeden geleceği yer yoktur onun.