Keplerin Kanunları

Keplerin Kanunları
@Abdullahgok
Fen Bilimleri Öğretmeni
Öğretmen
Üniversite
İstanbul
İstanbul
31 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
İzlediğim Dekalog 1 filminden bir replik Yabancı bir dil de bizim dilimiz kadar üstü kapalı bir söylem kullanır. Mantıksal olarak, sözcüklerle mükemmel ifadeler kullanabiliriz, ama sözcüklerin arkasındaki hangi yalanların gizlendiğini nasıl bilebiliriz? Dilin kültürel boyutlarını nasıl bilebiliriz? Tarih, politika ve kültürle günlük hayat arasındaki bağları nasıl kurabiliriz? Bir dilin ruhunu nasıl yaratabiliriz? Metasemantik ya da metafizik olabilir mi? Eliot şöyle der; şiir, çevrilemeyendir. Eliot, haklı olabilir mi? Bir tercüman düşünün bir dil hakkında her şeyi bilen, bütün sözcükleri sınırsız hafızasında istediği zaman kullanabilen biri. Matematiğin alışılagelmişin dışında kullanımı bu problemleri çözmemize belki yardımcı olabilir. Sadece 0 ve 1 arasındaki farkı algılayabilen bir cihaz sadece problemler çözmeyebilir. Tercihler yapabilir belki arzuları da olabilir. Bana göre, iyi programlanmış bir bilgisayarın bir insan gibi estetik zevkleri olabilir tercihler yapabilir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir insanın aklının biraz kıt olduğunu, en iyi, başkalarına zarar vermeden espri yapamamasından anlarsınız.
"Ne yazık ki geyikler öğretmiyor kaplumbağalara tez canlılığını"
"Yasa koymaktan haz alıyorsunuz. Ama onları çiğnemekten aldığınız haz daha fazla. Okyanus kıyısında oynayan, durmaksızın kumdan kuleler yapıp, sonra da kahkahalar atarak onları yıkan çocuklar gibi.”
"Keşke güneşe ve rüzgâra teninizi daha fazla açıp da onları daha az giysiyle kucaklayabilseydiniz. Çünkü hayatın soluğu günışığında, eli ise rüzgârdadır. Bazılarınız der ki: “Sırtımızdaki giysileri dokuyan kuzey rüzgârıdır.” Ben de derim ki, evet, giysilerinizi kuzey rüzgârı dokudu. Ama tezgâhı utanç, ipliği ise güçsüzleşen kaslarıydı.”