Kapitalist sistemin, oligarşik sistemin bir aileye etkisini uzun bi solukta önümüze serdi yazar.
Sayfalar ilerlerdikçe hep bir devrim beklediğimizi bütün okurlar itiraf etmeli.
Belki devrim olmadı ama birşeyler oldu.
Ölü çocuktan yaşlı bir adam doğdu.
Ölü çocuktan yaşlı bir adam doğdu.
Hikayede, olay ne olursa olsun, zaferi kim kazanırsa kazansın, yenilen kim olursa olsun, gerçek zafer, estetik ve fiziksel sonuçtadır.Hikaye; okuru etkilemiş, onun adalet duygularını ayağa kaldırmışsa, hikayede iyi, kötüye yenilse bile sonuç olumludur.
O kadar garip bir duygu oldu ki benim için kitabın son sayfasını okuduğumda yüzümde bir tebessüm içimde bir burukluk…
“Senin için…… yaparım.” cümlesi…
Tavsiye edilmenin ötesinde bir kitap.
“Her insan kendi Kişisel Menkıbesi’ni yaşamalı.” Kitap bu temel üzerine inşa edilmiş. “Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.” En beğendiğim yeri de burası.Kitap gerçekten efsane tek solukta okuyabileceğiniz ve elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap.Herkese iyi okumalar.
Anlatılan olaydan ve ondan bağımsız birçok olayda hayatın içinden o kadar bizden bir kitap ki bence kitabı güzel yapan işte buydu.Ve en beğendiğim kısmı karşısındaki aslında o cümleyi kurmuyor ama kahramanımız İvan İlyiç bakışlarından anlıyor.Herkesin kendini bulacağı bir kitap.