Kimi hazırladın? Sana emanet ettiğim yüzlerce ve binlerce genç acemi insanı nasıl yetiştirdin?"
Subay, askerin sadece bir ağabeyi veya tecrübeli si lah arkadaşı değildir. Subay askerin öğretmenidir, onu yetiştirir. Askerin gerek bedeni gerek zihin sağlığı gerek se kalbi, karakterini yansıtan ruhu, vicdanı, hayat görüşü, insanlara, ailesine ve hayata karşı tutumu komutanı olan subayın sorumluluğundadır."
Yeni Fin ordusunun emekçileri olan genç Fin subay lar sorumluklarının farkında olarak askerî hizmetteki zorluklardan korkmayıp aksine tutkuyla şunları dile ge tiriyorlardı:
"Ne güzel... Savaş zamanı dışında da vatanımıza fay dalı olabiliriz. Kışlada geçirdiğimiz her an, her bir askerle temasımızda halkımıza hizmet edebiliriz. Şimdiye kadar kışla kelimesi sıklıkla bir küfür olarak kullanılırdı:
Düzgün davranın, burası kışla değil,
- Üzerinizde kışla kokusu var, Kışla onu bozmuş.
Oysa bugün kışla farklı olabilir ve olmalıdır," diye düşünüyorlardı genç Fin subaylar. "Biz kışlayı bir halk okuluna dönüştüreceğiz. Onu bir üniversiteye dönüştü receğiz. Askerler kışlayı severek yad edecekler. Halk kış ladan gururla söz edecek: