“Biriyle buluşacağın zaman, özellikle de o yüksek bir mevkide bulunan biriyse, kendine şu soruyu sor: Böyle bir durumda Sokrates veya Zenon ne yapardı?”
“Dinginliğini, özgürlüğünü ve sukûnetini sağlayabilmek için ağır bir bedel ödemeye hazırsan, dezavantajlarını da iyice düşün. Aksi halde felsefeye hiç yaklaşma. … ya kendi yönetici ilkeni ya da dışsal unsurları geliştirmeye çalışmalısın. Ya içindeki insan ya da dışsal unsurlar üzerinde çok emek harcaman gerekiyor…”
“Başkasının akşam yemeğine davet edilmedin mi? Evet edilmedin. Çünkü onun akşam yemeği için belirlediği bedeli ödemedin. Onun akşam yemeği için belirlediği bedel övgüdür, kişisel ilgidir. İstediğin buysa bedelini öde, karşılığını al. Ancak sen hem bedel ödemek istemiyor hem de karşılığını almak istiyorsan, hem saf hem doyumsuzsun demektir.”
“İlerleme kaydetmek istiyorsan, dışsal unsurlara karşı hissiz ve algısı kapalı biriymiş gibi düşünülmene izin ver. Hiçbir şey bilmiyormuş gibi düşünülmeyi iste. … Çünkü şurası kesin ki insanın aynı anda hem ahlak duyuşunu doğayla uyumlu tutması hem de dışsal unsurlara bağlılığını sürdürmesi imkansızdır, aksine insan kendisini bunlardan birine adadığında, kaçınılmaz olarak diğerini reddetmek zorundadır.”